Nations türkçesi Nations nedir

Nations ile ilgili cümleler

English: Flags of the world fly proudly at the United Nations headquarters.
Turkish: Birleşmiş Milletler merkezinde dünya bayrakları gururla dalgalanıyor.

English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

English: Are nations the last stage of evolution in human society?
Turkish: Milletler insan toplumunda son evrim aşaması mı?

English: Food prices are at their highest level since the United Nations Food and Agriculture Organization began keeping records in 1990.
Turkish: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kurumu 1990'da kayıt tutmaya başladığından beri, yiyecek fiyatları en yüksek seviyesindedir.

 

English: Cambodia appealed to the United Nations for help.
Turkish: Kamboçya Birleşmiş Milletler'den yardım talebinde bulundu.

Nations ingilizcede ne demek, Nations nerede nasıl kullanılır?

Nations of the world : Yabancı milletler. Dünya ülkeleri. Dünya ulusları.

European nations cup : Avrupa uluslar kupası. Avrupa ülkelerinin ulusal takımları arasında düzenlenen ayaktopu karşılaşmaları.

United nations charter : Birleşmiş milletler anayasası. Birleşmiş milletler sözleşmesi.

United nations commission on human rights : Birleşmiş milletler insan hakları komisyonu. Dünya genelinde insan haklarını geliştirmek üzere kurulan birleşmiş milletler kuruluşu (dini özgürlük, ayrımcılık vb konularla ilgilenir). Bm insan hakları komisyonu. Unchr.

United nations development programme : Birleşmiş milletler kalkınma programı. Gelişmekte olan ülkelere teknik yardımda bulunmak ve uygun koşullarda krediler vermek amacıyla 1966 yılında birleşmiş milletler genişletilmiş teknik yardım programıyla birleşmiş milletler özel fonunun birleştirilmesiyle oluşturulmuş fon. Undp. Gönüllü olarak fonlanan ve gelişmekte olan ülkelere teknik yardım sağlanmasında en büyük çok taraflı kaynak sunan new york şehrinde ana merkezi bulunan birleşmiş milletler örgütünün en büyük kuruluşu (eğitim, tavsiye ve bir kısım teçhizat sağlar).

United nations environment programme : Birleşmiş milletler çevre programı. Bm çevre programı.

United nations economic commission for europe : Bm avrupa ekonomik komisyonu. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Birleşmiş milletler avrupa ekonomik komisyonu. Birleşmiş milletler ekonomik ve sosyal konseyi'nce 28 mart 1947'de avrupa'nın iktisadi ve teknolojik sorunlarını ele alarak savaş sonrası avrupa'nın kalkınması için yürütülmesi gereken çalışmalara ilişkin danışma1arda bulunmak üzere kurulan komisyon.

 

United nations educational : Bm bilim ve kültür örgütü.

United nations environment program : Birleşmiş milletler çevre programı. Bm çevre faaliyetlerini koordine eden ve çevresel bir bakış açısıyla iyi politikaların uygulanmasında gelişen ülkelere yardım eden ve makul çevresel yöntemleri kullanarak sürdürülebilir gelişimi teşvik eden bm programı. Unep.

United nations high commissioner for refugees : Dünya genelinde mültecilerin korunması ve mülteci sorunlarının çözümü için uluslararası faaliyetleri koordineden sorumlu birleşmiş milletler kuruluşu. Birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiseri. Birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği.

İngilizce Nations Türkçe anlamı, Nations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suzerain : Süzeren devlet. Hükümdar. Feodal derebeyi. Uyruğu olunan kimse. Hükmeden.

Everybody : Elalem. Dünya. Yedi mahalle. Cümle alem. Dünya alem. Herkes. El alem. Dost düşman.

Body politic : Devlet kurumu. Siyasi cemiyet. Devlet oluşturan halk kitlesi. Organize olmuş toplum. Siyasi topluluk. Siyasal yapı. Devlet. Siyasal kuruluş. Siyasi teşekkül.

Folks : Akraba. Halk.

Great power : Büyük güç. Süper güç. Büyük devlet. Yeryüzünde kapladığı alan, yönetimindeki insan niceliği, özellikle ekonomik ve siyasal alanlarda saygınlığı, etkinliği ve söz geçirme üstünlüğü olan devlet.

State : İhtişam. Söylemek. Tantana. Duru. Yağday. Görkem. Belirtmek. Saptamak. Durum. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu.

Sea power : Deniz gücü. Deniz kuvveti. Deniz kuvvetleri. Donanması güçlü devlet. Donanması güçlü ülke.

Major power : Çoğunluk gücü.

Community : Eşler arasındaki mal ortaklığı. Topluluk. Ortaklaşalık. Ortaklık. İyi bir şekilde birbirinden ayrılmış bitki veya hayvan toplulukları. topluluk. Cemaat. Sınırları belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan ve bir uygarlığı paylaşan bireylerin oluşturduğu, değişik boyutlarda insan kümeleri. üyeleri birbirlerine duygusal bağlarla bağlı, toplumsal ilişkilerin yüz yüze olduğu, yüksek ölçüde bütünlenmiş herhangi bir toplumsal küme. toplum teriminin karşıtı: ileri ölçüde bütünlenmiş, birincil ilişkilerin egemen bulunduğu, ekinin geleneksel ve türdeş olduğu kapalı yerel kümeler. Halk. Toplum. Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, krş. soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık.

The nation : Ülke. Halk. Budun. Kavim. Vatan. Ulus devlet. Liberal bir bakış açısı ile siyasetle ilgili konuları işleyen amerikan dergisi.

Nations synonyms : rogue nation, the three estates, political entity, res publica, estate of the realm, renegade state, rogue state, commonwealth country, political unit, nation, guys, superpower, city state, peopling, country, commonwealth, commonweal, nationality, foreign country, dominion, folk, reich, peoples, commonweals, they, world power, developing country, commonwealths, estate, land, people, community singing, power.

Nations zıt anlamlı kelimeler, Nations kelime anlamı

International : İnternasyonel. Enternasyonal. Enternasyonel. Beynelmilel. Uluslararası. Devletlerarası. Arsıulusal. Milletlerarası.

Foreign : Yabancılık. Harici. Yurtdışı. Yabancı. Ecnebi. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Dıştan gelme. Dış. Yurt dışı.

Misconception : Yanlış kanı. Yanlış kavrama. Kavram hatası. Yanlış anlama. Yanlış kavram. Yanlış fikir. Kavram yanılgısı. Yanlış yorum.