Naysay türkçesi Naysay nedir
- Olumsuz bakmak.
- Kabul etmemek.
- Olumsuz yanıt vermek.
- Karşı çıkmak.
- Hayır demek.
- Reddetmek.
- İnkar etmek.
Naysay ingilizcede ne demek, Naysay nerede nasıl kullanılır?
Naysayer : Huysuz. Reddeden. Uzlaşmaz. Karşı çıkan. Olumsuz yanıt veren kimse. Hayır diyen. Negatif (kişi). Hayır diye kimse. Kötümser. İstemezükçü.
Yeas and nays : Evetler ve hayırlar.
Nays : İnkar. Olumsuz oy. Red. Ret.
X ray anaysis : X-ışını çözümlemesi.
Say nay : Hayır demek. Reddetmek. Yasaklamak.
Nay : Red. Bundan başka. İnkar. Hem de. Hayır. Ret. Hatta. Dahası. Olumsuz oy veren kimse. Üstelik.
Hogmanay : Yılbaşı arifesi. Yılbaşı pastası. Yılın son günü. Yılbaşı arifesi (iskoç.).
Delaunay : Bir soyadı. Neo-empresyonist ve kübist akımlarının bir üyesi. Robert delaunay (1885-1941). Çağdaş bir fransız sanatçı.
Denay : Red. İnkar.
Yea and nay : Ne yapacağını bilememe. Sitting on the fence (iki arada bir derede kalma). Kararsız kalma. Duraksama. Nasıl bir tavır takınacağına karar verememe. Tereddüt.
İngilizce Naysay Türkçe anlamı, Naysay eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Naysay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disapproves : Onamamak. Tasvip etmemek. Kınamak. Uygun görmemek. Beğenmemek. Onaylamamak. Karşısında olmak.
Challenge : Meydan okuma. Tepki ölçmek veya değerlendirmek. Davet etmek. Tartışmak (doğruluğunu). Davet etmek (düello). Hiçe saymak. Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar. Zorlu iş veya görev. Boy ölçüşmek.
Declines : Bozulmak. Çökmek. Çürümek. Eğimi olmak. Çevirmek. Azalmak. Eğmek. Çekilmek. Çekmek (dilbilgisi terimi).
Demurs : Zorluk çıkarmak. İtiraz. Tereddüt etmek. Duraksama. İtiraz etmek. Etmek. Karşı koymak. Tereddüt.
Antagonises : Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşman etmek. Kışkırtmak. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Husumeti tahrik etmek. Husumete sebep olmak.
Abjures : Yemin ederek reddetmek. Feragat etmek. Vazgeçmek. Tövbe etmek. Dönmek (dininden). Vazgeçtigine dair yemin etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek.
Contravening : Aykırı davranmak. Bozmak. Çiğnemek. Karşı gelmek. Başkaldırmak. Uymamak. İhlal etmek. Çatışmak.
Nastiness : Yaramazlık. Hainlik. Berbatlık. Huysuzluk. Kirlilik. İğrençlik. Pislik.
Unpleasant : Hoş olmayan. Nahoş. Aynasız. Kaba. Hoşa gitmeyen. Tatsız. Çirkin. Fena. Sıkıcı. Sevimsiz.
Naysay synonyms : come out against, filthy, mean, dirty, abnegate, controverts, abnegated, disallowed, be dead against, denying, grotty, brush off, disapproved, be faced with, contradict, disapprove of, disallowing, abjure, demur, contravene, chuck out, contravenes, declare off, antagonizing, denies, denied, antagonised, disapprove, awful, disallow, demurring, disallows, disacknowledge.
Naysay zıt anlamlı kelimeler, Naysay kelime anlamı
Pleasant : Şirin. Hoş. Yakın. Sevimli. Zevkli. Canayakın. Latif. İç açıcı. Sıcak. Tatlı.
Niceness : Kibarlık. Sevimlilik. İncelik. Güzellik. Titizlik. Hoşluk. Dakiklik.
Nice : Güzel. Sevimli. İnce. Hoş. Dakik. Nazik. Tatlı. Kötü. Duyarlı. Düşünceli.
Naysay antonyms : low.

Bu kısımda Naysay kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Naysay ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Naysay anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Naysay ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.