Nebs türkçesi Nebs nedir

Nebs ingilizcede ne demek, Nebs nerede nasıl kullanılır?

Neb : Burun. Hortum. Uç kısım. Nebraska eyaleti. Ortabatı abd'de bir eyalet. Gaga.

Nebbish : Bahtsız. Bedbaht. Zavallı. Talihsiz. Biçare.

Nebbishes : Zavallı.

Nebelung cat : Nebelungkedisi. Amerika’dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup amerika’da grinin açık tonları, ingiltere’de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.

Nebraska : Nebraska eyaleti. Ortabatı abd'de bir eyalet. Amerika'da eyalet.

Nebulae : Bulutsu uzak yıldız topluluğu. Bulutsular. Nebula.

Nebulation : Belirsizlik. Tam tanımlanmamış.

Nebulas : Nefelion. Bulutsu. Nebula. Bulutlu. Bulutsu uzak yıldız topluluğu. Nebülöz. Bulanık. Dumanlı.

Nebular hypothesis : Kant ve laplace'a göre yıldızların ve gezegenlerin oluşunu açıklayan ve güneş dizgesinin ilkel olarak bulutsu dalınma biçiminde bulunduğunu, soğuyarak ve büzülerek gezegen ve uyduların bu kütleden ayrıldığını ileri süren varsayım. Bulutsu varsayım.

 

Nebraskan turkey : Nebraska’da geliştirilen, royal nebraska ve benekli nebraska olarak iki alt türden oluşan, dikkat çeken parlak tüyleri üzerinde siyah benekleri bulunan bir hindi ırkı. Nebraska hindisi.

İngilizce Nebs Türkçe anlamı, Nebs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nebs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apex : Apeks. Viraj ortası. Doruk. Yücelim noktası. En üst nokta. Açı tepesi. En yüksek çekit. Biyoloji, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Herhangi bir yapının tepe bölgesi.

Nasals : Burun kemiği. Genizsi ses (fonetik). Genizden veya burundan gelen. Geniz sesi. Buruna ait. Genizsel. Burun ile ilgili. Buruna ilişkin. Nazal.

Eddy : Fırıl firıl dönmek. Fırıl fırıl dönmek. Dönmek. Anafor. Anafor yapmak. Burgaç. Burgaçlanmak. Girdap gibi dönmek. Anaforlanmak.

Rostra : Kadırganın kıvrık ucu. Kürsü. Gaga şeklinde çıkıntı. Söylev kürsüsü.

Acros : Yüksek. Yükseklik. Akro. Akros.

Word : Belli bir amaç için bir birim olarak düşünülmesi uygun düşen bir damga dizgisi. Sözcüklerle anlatmak. Kelime. Kısa konuşma. Sözcüklerle ifade etmek. Bilgi. Emir. Parola. Sözcük. Lügat.

Stop press : Baskı sırasında yetiştirilen haber. Baskıya son dakikada veya anda yetiştirilen haber. Son haber. Gazeteye en son eklenen haber.

Eminency : Yüksek mevki. İtibar.

Nasal : Buruna ait. Yumuşak damağın aşağı inmesi ve boğumlanmaya burun (geniz) yolunun da katılmasıyla çıkarılan ses. bk. geniz ünlüsü, geniz ünsüzü. karşıtı ağız sesi’dir. Buruna ilişkin. Geniz sesi. Genizsi ses (fonetik). Genizsel. Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait. Art damağın alçalması, ses yolundan gelen havanın hem ağızdan hem de burundan geçirilmesi yoluyla oluşan ünsüz türü. boğumlanma noktaları açısından bir çift dudak sesi olan m ile diş sesi olan n ve art damak sesi olan n ünsüzleri, boğumlanmaya aynı zamanda burun yolunun da katılması dolayısıyla birer geniz ünsüzüdürler: maşa, tanık, yonga, yonga; anadolu ağzl. banka [banka], bana kelimelerindeki m, n, n ünsüzleri gibi.

 

Bill : Keser. Dimdik. Tasarı. Afiş. Tiyatro programı. Beyanname. Cetvel. Poster. Hesap pusulası.

Nebs synonyms : good word, business news, soft news, hard news, closing, conk, conking, nare, cape, hosing, cliff, bits, beak, cliffs, domes, reportage, ending, proboscis, account, information, crest, nib, pea, tidings, coronoid, neb, cusps, ends, conks, reporting, crests, forelands, hoses.

Nebs zıt anlamlı kelimeler, Nebs kelime anlamı

Nebs antonyms : uninterestingness.