Neighbor türkçesi Neighbor nedir

Neighbor ile ilgili cümleler

English: A good neighbor is better than a bad relative.
Turkish: İyi bir komşu kötü bir akrabadan daha iyidir.

English: A close neighbor is better than a distant relative.
Turkish: Yakın bir komşu, uzak bir akrabadan daha iyidir.

English: He is in love with his neighbor and wants to marry her.
Turkish: O, komşusuna aşık ve onunla evlenmek istiyor.

English: His neighbor will care for the children while she is away.
Turkish: Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.

English: Ali became interested in music because his neighbor was quite a musician.
Turkish: Ali tam bir müzisyen olan komşusundan dolayı müzikle ilgileniyordu.

Neighbor ingilizcede ne demek, Neighbor nerede nasıl kullanılır?

Neighbor list : Komşu listesi.

Neighbor node : Komşu düğüm.

Virtual neighbor router : Sanal komşu ağ yönlendiricisi.

Beggar my neighbor : Bir kağıt oyunu.

Immediate neighbor : Bir kimsenin en yakınında yaşayan kimse. En yakın komşu. Yakın komşu.

Neighborhood unit : Komşuluk birimi. Dar bir alanda yer alan, daha çok yüzyüze ve kişisel ilişkilerin egemen olduğu, üyeleri, yürüme uzaklığı içindeki ilkokul, oyunyeri, gezilik, bakkal ve manav gibi ortak kent kolaylıklarından güçlük çekmeden yararlanabilen küçük yerleşme birimi. bk. mahalle.

 

Neighboring building : Aynı sokak üzerinde, aralarında başka yapı bulunmayan ya da yan duvarları birbirine bakan iki yapıdan biri. Komşu yapı.

Next door neighbor : Bitişik komşu. Kapı komşusu. Kapı komşu.

Neighborhood : Konu komşu. Dolay. Komşuluk ilişkileri. Mahalle. Civar. Çevre. Merkezi yer. Komşular. Yöre. Muhit.

Neighborhood operator : Komşuluk işleci.

İngilizce Neighbor Türkçe anlamı, Neighbor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neighbor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Joneses : Bir kişinin sosyal olarak eşit olduğu insanlar. Arkadaşlar. Komşular.

Closer : Satışla sonuçlandıra. Amansız. Saklı. Bunaltıcı. Detaylı. Konjonktör. Cimri. Sıkı fıkı (argo terim). Mahrem. Kapı kapatıcısı.

Connate : Konat. Aynı soydan gelen. Yakın. Doğuştan. Akraba. Fıtri. Doğuştan olan. Benzer.

Neighbouring : Civardaki. Yakın. Mücavir. Yöredeki.

Stand by : Hazır beklemek. Beklemek. Terketmemek. Beklemede kalmak. Yardıma hazır olmak. Seyirci kalmak. Hazır bulunmak. Desteklemek. Hazır olmak. Sadık kalmak.

Adjacent to : Yanında. -e komşu. Bitişikteki. Komşu olan. Sınırı olan.

Accent char : Vurgu karakteri.

Conjunctive : Bağlaç görevi yapan. Birleşik. Bağlaç görevi gören kip. Birleştiren. Bağlayıcı. Bitiştirici yargı. Bağlayan. Bitiştiren.

Border upon : Sınır komşusu olmak.

Neighbor synonyms : physical object, neighbour, flank, accent bar, conjunctives, approximated, contiguous, communicate, askew, object, behalf, approached, abutting, approximates, by, aslant, lateral, communicates, adjoints, come up, acception, awry, bordering, abut upon, conterminous, ac adapter, close in on, batch, adjoining, cockeyed, be at hand, abutted, abuts.

 

Neighbor ingilizce tanımı, definition of Neighbor

Neighbor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Next. To be near. To adjoin. Tobe near to. Adjoining. A person who lives near another. Adjacent. Neighboring. To be a neighbor, or in the neighborhood. One whose abode is not far off. To border on. Near to another. To dwell in the vicinity.