Neighbours türkçesi Neighbours nedir
Neighbours ile ilgili cümleler
English: My neighbours have already explained to me who Björk is.
Turkish: Komşularım bana zaten Björk'ün kim olduğunu açıkladılar.
English: Ali's having a lot of problems with noisy neighbours in his new apartment.
Turkish: Ali yeni dairesinde, gürültü yapan komşularıyla epey sorun yaşıyor.
English: The neighbours have been banging about next door all morning.
Turkish: Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.
English: What will the neighbours say?
Turkish: Komşular ne diyecek?
English: The neighbours are making too much noise – they're starting to annoy me!
Turkish: Komşular çok gürültü yapıyorlar - onlar canımı sıkmaya başlıyorlar.
Neighbours ingilizcede ne demek, Neighbours nerede nasıl kullanılır?
Neighbour node : Komşu düğüm.
Beggar thy neighbour policy : Komşuyu zarara sokma politikası. Ülkelerin kendi üretim ve işlendirme düzeylerini korumak ya da artırmak için dışalımı kısıtlayıcı önlemler ve devalüasyon uygulamalarıyla bir yandan toplam istemi yabancı mallardan yerli mallara doğru kaydırması diğer yandan dışsatımı artırması sonucu ticaret ortaklarında dış ticaret açığına ve işsizliğe yol açan politika.
Beggar my neighbour : Komşuyu dilendirme politikası. Bir kağıt oyunu.
Next door neighbour : Kapı komşu.
Neighbour : Bitişik. Yaklaşmak. Komşu. Bitişik olmak. Komşu olmak. Yan. Yanında olmak.
Neighbourhoods : Merkezi yer. Çevre. Muhit. Komşular. Komşuluk ilişkileri. Civar. Semt.
Neighbourhood : Komşuluk ilişkileri. Civar. Havali. Komşular. Dolay. Mahalle. Belirli bir yerde, bir mahallede yaşayan ailelerin doğum, evlenme, sünnet, yıkım ve ölüm sırasında; ev yapımında, ekip biçmede, araç -gereç sağlanmasında; çocukların, delikanlıların, yaşlıların, dulların, genç kızların gözetim ve bakımında; hakların korunmasında birbirlerine yardım etmeleri, dayanışmaları. Muhit. Merkezi yer. Yöre.
Negative neighbourhood effects : Eksi dışsal tasarruflar. Tüketicilerin kendi dışından kaynaklanan ve gönençlerinin azalmasına yol açan etkiler. bk. eksi dışsal ölçek ekonomileri.
Neighbouring rights : Düşünü ve sanat yapıtlarını sahnede oynayanların (ses sanatçısı, balepin, aktör gibi) hakları. Komşu haklar.
In the neighbourhood of : Aşağı yukarı. Yaklaşık olarak.
İngilizce Neighbours Türkçe anlamı, Neighbours eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neighbours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Live : Naklen. Hayatın tadını çıkarmak. Beslenmek. Geçinmek. İkamet etmek. Oturmak. Hayatta kalmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Yaşamak (hayat). Akım açık.
Individual : Kişi. Özgün. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. İnsan. Tek. Kimse. Bireysel. Şahsi. Fert.
Mortal : Ölüm. Fani. Geçici. Çok büyük. Mortal. Ölümlü. Öldürücü. Ölümcül. İnsan. Aşırı.
Neighbourhoods : Civar. Muhit. Merkezi yer. Komşuluk ilişkileri. Çevre. Semt.
Neighbor : Yaklaşmak. Yan. Komşu. Bitişik olmak. Komşu olmak. Yanında olmak. Bkz.neighbour. Bitişik.
Soul : Temel direk. Gönül. Esas. Kimse. Timsal. Kök. Hissiyat. Kişi. Zencilerle ilgili. Can.
Neighborhoods : Mahalle. Merkezi yer. Çevre. Konu komşu. Komşuluk ilişkileri. Muhit. Semt. Yöre. Yakın.
Person : Tip. Karakter (tiyatro terimi). Şahıs. Kimse. Beden. Adam. Can. Kişilik. Fert.
Neighbourhood : Yakın. Belirli bir yerde, bir mahallede yaşayan ailelerin doğum, evlenme, sünnet, yıkım ve ölüm sırasında; ev yapımında, ekip biçmede, araç -gereç sağlanmasında; çocukların, delikanlıların, yaşlıların, dulların, genç kızların gözetim ve bakımında; hakların korunmasında birbirlerine yardım etmeleri, dayanışmaları. Muhit. Komşuluk ilişkileri. Yöre. Çevre. Komşuluk. Merkezi yer.
Somebody : Biri. Kimse. Şahsiyet. Bazısı. Önemli birisi. Kimisi. Bir kimse. Birisi. Önemli kimse.
Neighbours synonyms : populate, joneses, neighbors, inhabit, someone, neighbour, neighborhood, dwell, kith.
Neighbours zıt anlamlı kelimeler, Neighbours kelime anlamı
Unfriendly : Dostça olmayan. Frigo. Soğuk. Nahoş. Samimiyetsiz. Sokulgan olmayan. Düşmanca. Hasmane.

Bu kısımda Neighbours kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neighbours ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neighbours anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neighbours ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.