Neighbourhood türkçesi Neighbourhood nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Sınırlı bir alan içinde yer alan, daha çok kişisel ve yüz yüze ilişkilerin egemen olduğu küçük insan topluluğunun durumu.
  • Komşuluk.
  • Muhit.
  • Dolay.
  • Komşular.
  • Mahalle.
  • Civar.
  • Yöre.
  • Komşuluk ilişkileri.
  • Yakın.
  • Konu komşu.
  • Semt.
  • Çevre.
  • Merkezi yer.
  • Havali.
  • Belirli bir yerde, bir mahallede yaşayan ailelerin doğum, evlenme, sünnet, yıkım ve ölüm sırasında; ev yapımında, ekip biçmede, araç -gereç sağlanmasında; çocukların, delikanlıların, yaşlıların, dulların, genç kızların gözetim ve bakımında; hakların korunmasında birbirlerine yardım etmeleri, dayanışmaları.

Neighbourhood ile ilgili cümleler

English: After the earthquake the neighbourhood felt insecure.
Turkish: Depremden sonra mahalle emniyetsiz hissetti.

English: The price was in the neighbourhood of 50 dollars.
Turkish: Fiyat yaklaşık 50 dolar civarındaydı.

English: The neighbourhood was cut in two by the highway.
Turkish: Mahalle kara yoluyla ikiye ayrıldı.

English: Sigh, this used to be a nice neighbourhood.
Turkish: Ah, ah, bu güzel bir mahalleydi.

English: I wish there were a super discount supermarket in the neighbourhood.
Turkish: Keşke mahallede süper indirimli bir süpermarket olsa.

Neighbourhood ingilizcede ne demek, Neighbourhood nerede nasıl kullanılır?

 

In the neighbourhood of : Yaklaşık olarak. Aşağı yukarı.

Negative neighbourhood effects : Tüketicilerin kendi dışından kaynaklanan ve gönençlerinin azalmasına yol açan etkiler. bk. eksi dışsal ölçek ekonomileri. Eksi dışsal tasarruflar.

Neighbourhoods : Komşuluk ilişkileri. Semt. Komşular. Çevre. Civar. Muhit. Merkezi yer.

Neighbour node : Komşu düğüm.

Beggar thy neighbour policy : Komşuyu zarara sokma politikası. Ülkelerin kendi üretim ve işlendirme düzeylerini korumak ya da artırmak için dışalımı kısıtlayıcı önlemler ve devalüasyon uygulamalarıyla bir yandan toplam istemi yabancı mallardan yerli mallara doğru kaydırması diğer yandan dışsatımı artırması sonucu ticaret ortaklarında dış ticaret açığına ve işsizliğe yol açan politika.

Next door neighbour : Kapı komşu.

Neighbourliness : Komşu muamelesi. Komşuluk. Dostluk.

Neighbour : Komşu. Komşu olmak. Bitişik olmak. Yan. Yaklaşmak. Bitişik. Yanında olmak.

Neighbouring : Yakın. Civardaki. Bitişik. Yan. Mücavir. Yöredeki. Komşu.

Neighbourly : Dostça. Komşuya yakışır. Komşu gibi.

İngilizce Neighbourhood Türkçe anlamı, Neighbourhood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neighbourhood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Circumference : Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Dairenin çevresi. Çember. Dönge. Daire çevre uzunluğu. Daire çevresi. Dairenin etrafını dolaşan çizgi.

At close quarters : Çok yakın. Borda bordaya. Yan yana. (sıkışık ve küçük bir yerde) iç içe veya tıkış tıkış bir vaziyette. Göğüs göğüse. Hemen hemen yan yana. Hemen hemen. Çok yakından.

Connexion : Alaka. Dost. Akraba. Aktarmalı taşıt. Arkadaş. İlişki. Dostluk. Bağ.

Parishes : Bir kilisenin sorumlu olduğu mahallede oturan sakinlerin tümü. Papazın dini bölgesi. Bir papazın yönetimindeki bölge. Cemaat. Papaz idaresindeki bölge. Papaz. Kilise. Bir papazın ruhani bölgesi. Kendi kilisesi ve cemaati olan bölge. Papaz idaresindeki mıntıka.

Acculturation : Kültürleşme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Ekinsel yozlaşma. Kültürel etkileşim. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.

Gold coast : Avustralya'nın queensland eyaletinde şehir. Gold coast (altın sahil). Güneydoğu queensland'da bir şehir (avustralya). Gana'nın eski ismi. Florida'da zengin yerleşim bölgesi (abd). Gana'nın bir parçası ve eski ingiliz toprakları olan batı afrika'da kıyı bölgesi.

Barrios : Şehir. Şehir varoşu (ispanyolca). Banliyö. Varoş.

Girth : Çevresini ölçmek. Kolan takmak. Kuşak takmak. Eyerlemek. Kuşak çevrelemek. Çember. Çevre ölçüsü. Bel ölçüsü. Daire çevresi.

Country : Taşraya özgü. Vatan. Kırsal kesim. İl. Taşraya ait. Kır. Ulus. Millet. Bölge. Arazi.

Neighbourhood synonyms : neck of the woods, 'hood, neighbors, ambient, ambience, nethood, all round development of individual, neighborhoods, connate, circles, affection, central location, regions, place, age group, neighbours, adjacency, community, area, close to, commons, locality, ambit, surroundings, precinct, section, closer, achievement motive, close, circumferences, vicinities, akin, region.