Circumference türkçesi Circumference nedir

  • Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe.
  • Dairenin etrafını dolaşan çizgi.
  • Çevre.
  • Dairenin çevresi.
  • Çember.
  • Daire çevre uzunluğu.
  • Daire çevresi.
  • Dönge.

Circumference ingilizcede ne demek, Circumference nerede nasıl kullanılır?

Circumferences : Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Çevre. Daire çevresi. Dönge. Daire çevre uzunluğu. Çember. Dairenin çevresi. Dairenin etrafını dolaşan çizgi.

Circumferentia articularis radii : Caput radii'nin arkasında, ulnanın incisura radialis'i ile eklemleşen yarım daire biçimindeki eklem yüzü. Sirkumferansiya artikularis radi.

Circumferential : Daire çemberine ait. Çevrede bulunan. Uzak. Çevresel. Dolaylı. Dış katman. Çevreye ait. Çembere ait. Bir çemberin merkezinde veya merkezinin yanında yer alan. Dolambaçlı.

Circumferentially : Dairesel. Çevresel. Daire çizerek. Kuşatarak.

Inner circumferential system : İç halkasal sistem. Kemik dokuda, endosteumun üzerinde halkasal dizilmiş tabaka.

Outer circumferential system : Kemik dokuda, periosteumun altındaki halkasal dizilmiş tabaka. Dış halkasal sistem.

Lamella circumferentialis interna : İç sirkumferansiyel lameller. Kompakt kemiklerin iç yüzlerinde kemik iliğini çevreleyen ve kemik iliği boşluğunu kemik iç zarı altında iç içe daireler halinde saran lameller.

 

İngilizce Circumference Türkçe anlamı, Circumference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Circumference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambient : Ortama ait. Yakın civar. Kuşatan. Ambiyant. Çevreleyen. Yerel (ısı veya basınç). Ortam. Çevredeki. Çevresel.

Size : Ölçü. Beden (elbise için). Apre. Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk. Boy. Bilgisayar, bilişim, madencilik alanlarında kullanılır. İrilik. Çirişlemek. Büyüklüğüne göre ayırmak. Tutkallamak.

Boundary line : Arazi sınırı. Sınır çizgisi. Sınır.

Girts : Çevresini ölçmek. Bağlama tahtası. Bağlama kalası. Çevre ölçüsü. Çatı kiriş mesnedi. Kuşatmak. Sarmak. Sarılı.

Bail : Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Kurtarmak. Kefalet. Halka. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Emanet etmek. Maşrapa vb. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefaletle serbest bırakmak.

Girths : Kuşatmak. Eyerlemek. Muhit. Kuşak çevrelemek. Kolan. Çevresini ölçmek. Kolan (semere ait). Bel ölçüsü.

Atmospheres : Hava. Basınç birimi. Atmosfer. Ortam.

Hank : Kangal. Halka. Gargari halkası. İpek çilesi. Çile. Çengel. İstralya halatı. Bukle. Demet.

Ambients : Çevreleyen. Çevresel. Ortama ait. Yerel (ısı veya basınç). Ambiyant. Ortam. Çevredeki. Yakın civar. Kuşatan.

Bails : Maşrapa vb. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kurtarmak. Kefalet. Suyunu boşaltmak (kayık). Emanet etmek. Kefaletle serbest bırakmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak.

Circumference synonyms : ambit, mete, ambiance, borderline, girthing, gyro, girting, perimeter, hoop, circuits, ambiences, commons, ambience, circuit, atmosphere, delimitation, rim, adjacencies, circle, climate, climates, girth, girt, circumferences, basket ring, border, girted, girthed, circles.

 

Circumference ingilizce tanımı, definition of Circumference

Circumference kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To include in a circular space. A periphery. To bound. The line that goes round or encompasses a circular figure.