Newest türkçesi Newest nedir
- En yeni.
Newest ile ilgili cümleler
English: Ali is the newest member of our team.
Turkish: Ali ekibimizin en yeni üyesidir.
English: Ali demonstrated the company's newest product to the crowd.
Turkish: Ali şirketin en yeni ürününü kalabalığa tanıttı.
Newest ingilizcede ne demek, Newest nerede nasıl kullanılır?
Newel : Merdiven sereni. Merdiven babası.
Newel post : Baba. Merdiven babası. Tırabzan babası. Tırabzan başı direği.
Newels : Tırabzan babası. Merdiven sereni. Merdiven babası. Tırabzanın başındaki veya dibindeki direk. Baba. Merdiven desteği. Merdiven direği. Sarmal merdivenin orta direği.
Newer : Taze. Modern. Keşfedilmemiş. Yeni. Acemi. Daha yeni.
Newer area of the town : Yeni kent. Bir kentin büyüyüp çevresine doğru yayılmasıyla doğan ve her biri belli bir kentsel etkinlikle ilgiyi çeken yeni kesimlerine verilen ad. bk. eski kent.
New additions list : Okuyuculara, kitaplığa yeni gelen yapıtlar üzerine bilgi vermek amacıyla düzenlenen liste. Yeni gelen kitaplar listesi.
Sinewed : Sinirli (et). Dinç. Kuvvetli. Kiriş gibi. Güçlü (üslup). Zinde.
Newer or longer : Daha yeni veya daha uzun.
Lineweaver burk equation : Lineweaver-burk eşitliği. Hem vmax ve kmin hesaplanmasında hem de enzim inhibitörlerinin etki mekanizmalarının saptanmasında kullanılan michaelis-menten eşitliğinin matematiksel olarak farklı bir biçimi.
Renewedly : Yenilenmiş olarak.
İngilizce Newest Türkçe anlamı, Newest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Newest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Newscast : Haber bülteni. Haber programı. Haber yayını. Haberler (yayın). Haber. Haberler.
Account : Açıklamasını yapmak. Sebep. Pusula. Hikaye. Hesap görme. Hesap verme. Gözüyle bakmak. Önem. Kar. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Coverage : Yayın alanı. Sigortalının sigortadan alabileceği en yüksek miktar. Bir televizyon vericisinin ya da birçok vericiden oluşan bir televizyon ağının eriştiği alanın tümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sigorta miktarı. Sigorta kapsamı. Yayın bölgesi. Açılama. Sigortada karşılanan rizikolar. Olay kaydı.
Tidings : Havadis. Haber.
Info : Bilgi. Haber. Bilgi için.
Stop press : Gazeteye en son eklenen haber. Son haber. Baskı sırasında yetiştirilen haber. Baskıya son dakikada veya anda yetiştirilen haber.
The latest : Son model. Son söz. En sıcak. En güncel. En moda. En son.
Information : Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. İddia. Şikayet. Bildirme. Haber. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Malumat. Enformasyon. Danışma. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
Intelligence : Zekilik. Zeka. İnsanın yaşadığı deneylerden soyutlama ve öğrenme yoluyla yeni durumlara uyma yeteneği. Anlama. Anlama ve kavrama kapasitesi. zeka. Haber alma. Akıllılık. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (not: fr., ing. intelligence karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.). Öğrenme, araç geliştirme ve çevreye uyma olanağı sağlayan, bellek, istenç, yoğulum gibi bileşenlerden oluşan üst yeti. Zeka sahibi.
Moderns : Bugünkü. Çağcıl kimse. Yeni. Çağcıl. Asri. Modern. Muasır. Modern kimse. Çağdaş.
Newest synonyms : good word, business news, hard news, soft news, update, lattermost, word, report, red hot, write up, news report, state of the art, latest, reportage, reporting, latests, story.
Newest zıt anlamlı kelimeler, Newest kelime anlamı
Eastern : Şarki. Kung-fu filmi. Doğusal. Doğuda olan. Doğuya ait. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Doğuya ilişkin. Doğuyla ilgili. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğu.
Artifact : Yapaylık. Yapı. İnsan yapımı. Yapay olgu. İnsan eliyle yapılan şey. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Eser. Elişi.

Bu kısımda Newest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Newest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Newest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Newest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.