Nitelik zarfı nedir, Nitelik zarfı ne demek

Nitelik zarfı; Dil Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

İyi bilmek, fena kullanmak, güzel söylemek gibi zarflar.

Fiilin meydana geliş biçimini, sıfat ve zarfların niteliklerini belirten zarf: güzel konuşma, yanlış anlamak, bilerek yapmak, ince uzun, tatlı sert, pek güzel gibi. Örnekler: Yüzüme hepiniz o kadar yumuşak, ılık ve uysal bakıyorsunuz, Türk olduğumu bilseniz, ne kadar şaşıracaksınız (F. R. Atay, Gezerek Gördüklerim: Hazırladığım Nutuk, s. 55). Dursalar düşeceklermiş gibi, omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş; yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı (Ö. Seyfettin, Beyaz Lâle, s. 148). Deliçay bütün kış boyunca bahçe duvarlarına kadar yükselir, boz bulanık uğultulu devrile devrile, akar, dallar, kütükler sürükler getirir, vâdinin vahşiliği bütün bütün artardı (T. Buğra, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, s. 193). Artık kelimeleri eze eze konuşuyor, konuşurken boynunu ileri uzatıyor, hafifçe kamburunu çıkarıyor (T. Buğra, göst. e., s. 44) vb.

Nitelik zarfı anlamı, kısaca tanımı

Nite : Nasıl, niçin

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

 

Zarf : Kap, kılıf, sarma. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.

Yanlış anlama : Bir soru ya da sınarda yanıtlayıcının kişisel deneyim, bilgi ve ilgi alanı dışında kalan, özel anlamlı, uygun bağlam ve biçimde kullanılmayan sözcük, terim, deyim ve anlatımların beklenenden değişik anlaşılması.

Güzel konuşma : Söz söylerken düşünceleri ve duyguları doğru, uygun bir biçimde anlatma sanatı. Sesin uyumunu, söyleyişi, hareketi, mimiği ve alınması gereken tavırları yerinde ve güzel kullanarak sağlama sanatı.

Boz bulanık : Çok bulanık. Çok bulanık bir biçimde.

Bütün bütün : Büsbütün, tamamıyla.

İki büklüm : Beli bükük, öne doğru eğik (kimse). Beli bükük, öne doğru eğik bir biçimde.

Tatlı sert : Ne çok sert ne çok yumuşak (söz, davranış).

Seyfettin : Dinin kılıcı, dinin askeri.

Ağır ağır : Yavaş yavaş. Dikkatli ve özenli bir biçimde. Dolu dolu.

Kullanmak : Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden ya da bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Giymek, takmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Harcamak, sarf etmek.

 

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Belirten : Tamlayan.

Uğultulu : Uğultusu olan, uğultu çıkaran.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Kamburu : Ciltlenecek kitapların sırtlarını yuvarlatmak için kullanılan araç. (İzmir).

Düşecek : Kütahya ilinde, Örencik nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Nitelik zarfı anlamı nedir?

İngilizce'de Nitelik zarfı ne demek ? : adverb of manner

Fransızca'da Nitelik zarfı nedir ? : adverbe de qualité