No better than türkçesi No better than nedir

  • Hemen hemen aynı.
  • Daha iyi değil.
  • Daha matah değil.
  • -dan daha iyi değil.
  • -den daha iyi olmayan.
  • Daha evla değil.
  • Daha hallice değil.

No better than ile ilgili cümleler

English: You're no better than Tom.
Turkish: Tom'dan daha iyi değilsin.

English: I am no better than a beggar.
Turkish: Bir dilenciden daha iyi değilim.

English: He is no better than a beggar.
Turkish: O bir dilenciden daha iyi değildir.

English: The man was no better than a horse.
Turkish: Adam bir attan daha iyi değildi.

English: He is no better than a baby.
Turkish: O bir çocukla hemen hemen aynı.

No better than ingilizcede ne demek, No better than nerede nasıl kullanılır?

No : Numara. Hayır. Red. Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Olumsuz oy. Artık değil. Çerçeve dizi ışıkları. Olumsuz oy veren kimse. Ret. Aleyhte oy.

Better : Düzeltmek. Daha yakşı. Geçmek. Gelişmek. Daha iyi yapmak. Daha iyi. İyileşmek. Geliştirmek. İlerletmek. Daha iyi şekilde.

Better than : -den daha iyi.

Better than ever : Her zamankinden daha iyi. Daha öncekilerde daha iyi bir durumda.

Better than nothing : Kısa günün karı. Hiç olmamasından iyidir. Hiç yoktan iyidir. Bunun olması hiçbir şey olmamasından iyidir.

Know better than to : Yapmayacak kadar akıllı olmak. Olmayacağını iyi bilmek.

 

Know better than that : Daha iyi şekilde yapabilmek. Bundan daha iyi yapmak.

Two heads are better than one : Bir elin nesi var iki elin sesi var. Akıl akıldan üstündür. El elden üstündür.

Was better than : -den daha iyiydi. -ı geçti. -ı aştı.

İngilizce No better than Türkçe anlamı, No better than eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak No better than ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Much of a muchness : Çok miktarda. Ha öyle ha böyle. Çok. Ayvaz kasap hep bir hesap.

Much the same : Olduğu gibi. Neredeyse aynı. Nerdeyse aynı.

Closely : Adeta. Benzer. İnceden inceye. Sıkı sıkı. Sık. Dikkatle. Sıkıca. Yakından.

Pretty much the same : Yine öyle.