Objectivism türkçesi Objectivism nedir

  • Objektivizm.
  • Nesnel olma, nesnelerin gerçeğine göre davranma.
  • Nesnellik.
  • Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Nesnelcilik.
  • Olguları, eleştirici değerlendirmelerden ve yantutucu sonuç çıkarmalardan sakınarak incelemek gerektiğini savunan öğreti.
  • Olasılığı bir olayın uzun dönemdeki göreli sıklığı olarak tanımlayan yaklaşım.

Objectivism ingilizcede ne demek, Objectivism nerede nasıl kullanılır?

Objectivisation : Nesneleşme. Objektif veya tarafsız yapma eylemi (ayrıca objectivization).

Objectivise : Nesnelleştirmek. Nesnel hale getirmek. Somutlaştırmak. Objektif olmasına neden olmak. Gerçek hale getirmek (ayrıca objectivize).

Objectivist : Nesnelci.

Objectivity : Tarafsızlık. Nesnellik. Afakilik. Nesnel olma, nesnelerin gerçeğine göre davranma. Bir bilginin, benzer koşullarda ve aynı araçlar kullanıldığında yinelenebilir ya da herkesçe paylaşılabilir olması. Objektiflik. Etki altında kalmama.

Objectivization : Nesneleşme. Objektif veya tarafsız yapma eylemi (ayrıca objectivisation).

Objective camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nesnel anlatış. Alıcının, konuyu yansız bir tanık gibi, üçüncü tekil kişinin görüş noktasından aktarmasıyla ortaya çıkan durum. öznel anlatışın karşıtı.

Objective demand curve : Nesnel istem eğrisi. Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların da aynı biçimde davranarak fiyatlarını değiştirecekleri varsayımına dayanarak oluşturulan istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, öznel istem eğrisine göre daha yüksektir.

 

Conditions of objectivity : Bir gözlemin nesnel olabilmesi için gerekli olan ve öznelerüstü ya da öznelerarası olmayı içeren koşullar. Nesnellik koşulları.

Objective criterion : Nesnel ölçüt.

Objective clause : Fiilin nesnesi veya edat görevi olan yan tümce (gramer).

İngilizce Objectivism Türkçe anlamı, Objectivism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Objectivism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quality : Bir ürünün bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu. Çeşit. Bünye. Özellik. Nevi. Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Keyfiyet. Kalite. Asalet. Nitellik.

Judgement : Muhakeme. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Bkz.judgment. Tüzel karar. Netice. Yargı. Sağduyu. Değerlendirme. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yargı gücü.

Objectivity : Etki altında kalmama. Afakilik. Bir bilginin, benzer koşullarda ve aynı araçlar kullanıldığında yinelenebilir ya da herkesçe paylaşılabilir olması. Objektiflik. Tarafsızlık.

Objectiveness : Bitaraf olma. Tarafsızlık.

Perspicacity : İdrak. Anlayış. Kesinlik. Kavrayış. Keskin zeka.

Impartialness : Objektiflik. Önyargısızlık. İyilik. Doğruluk. Adillik. Dürüstlük. Kurallara uygunluk. Tarafsızlık. Düzgünlük.

 

Judgment : Hüküm. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Yargılama. Yargı. Görüş. Karar. Kanı. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Düşünce.

Objectivism synonyms : sound judgement, sound judgment.