Objectivity türkçesi Objectivity nedir

  • Nesnel olma, nesnelerin gerçeğine göre davranma.
  • Tarafsızlık.
  • Objektiflik.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Nesnellik.
  • Bir bilginin, benzer koşullarda ve aynı araçlar kullanıldığında yinelenebilir ya da herkesçe paylaşılabilir olması.
  • Afakilik.
  • Etki altında kalmama.

Objectivity ingilizcede ne demek, Objectivity nerede nasıl kullanılır?

Conditions of objectivity : Nesnellik koşulları. Bir gözlemin nesnel olabilmesi için gerekli olan ve öznelerüstü ya da öznelerarası olmayı içeren koşullar.

Objectivisation : Objektif veya tarafsız yapma eylemi (ayrıca objectivization). Nesneleşme.

Objectivise : Somutlaştırmak. Objektif olmasına neden olmak. Nesnel hale getirmek. Nesnelleştirmek. Gerçek hale getirmek (ayrıca objectivize).

Objectivism : Nesnellik. Olguları, eleştirici değerlendirmelerden ve yantutucu sonuç çıkarmalardan sakınarak incelemek gerektiğini savunan öğreti. Olasılığı bir olayın uzun dönemdeki göreli sıklığı olarak tanımlayan yaklaşım. Nesnel olma, nesnelerin gerçeğine göre davranma. Nesnelcilik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Objektivizm.

Objectivist : Nesnelci.

Objectivization : Nesneleşme. Objektif veya tarafsız yapma eylemi (ayrıca objectivisation).

Objective : Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme. Hedef. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. Mercek. Tarafsız. Nesnel. Objektif. Hedeflenen.

 

Objectivation : Nesneye dönüştürme. İnsan öznelliğinin insanı kendine ait olan ürünlerle ve arkadaşlarını ortak dünya öğeleri olarak birleştirdiği süreç. Nesneleştirme. Gerçeğin objektif niteliği. Nesnelleştirme. Nesnelleşme.

Objective criterion : Nesnel ölçüt.

Objective camera : Alıcının, konuyu yansız bir tanık gibi, üçüncü tekil kişinin görüş noktasından aktarmasıyla ortaya çıkan durum. öznel anlatışın karşıtı. Nesnel anlatış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Objectivity Türkçe anlamı, Objectivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Objectivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Academic year : Akademik yıl. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı.

Objectiveness : Bitaraf olma.

Candor : Açık sözlülük. Açık kalplilik. İçtenlik. Saflık. Açıkyüreklilik. Toksözlülük. Açıklık. İyi kalplilik. Doğruluk.

Dispassion : Hislerine kapılmama. Objektivite.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Dispassionateness : Tutkularına kapılmama. Serinkanlılık. Hislerine kapılmama.

Objectivity synonyms : sound judgment, sound judgement, detachment, judgment, accustoming, detachments, equilibriums, abstract reasoning, academy of economic and commercial sciences, achromatopsia, objectivism, equilibria, impartialness, disinterest, equitableness, academic intelligence, equilibrium, candors, candour, disinterestedness, practicalness, abulia, judgement, equities, active school, perspicacity, detachedness, randomness, abstract intelligence, achievement age, academy, disinteresting.

Objectivity ingilizce tanımı, definition of Objectivity

Objectivity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state, quality, or relation of being objective. Character of the object or of the objective.