Objective demand curve türkçesi Objective demand curve nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Nesnel istem eğrisi.
- Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların da aynı biçimde davranarak fiyatlarını değiştirecekleri varsayımına dayanarak oluşturulan istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, öznel istem eğrisine göre daha yüksektir.
Objective demand curve ingilizcede ne demek, Objective demand curve nerede nasıl kullanılır?
Objective : İsmin-i hali. Erek. Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi. Maksat. Nesne. Bir edim, işlem ya da sürecin kısa ya da uzun dönemde varmak istediği son aşama, ulaşmayı amaçladığı ürün ya da sonuç. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Nesne merceği. Nesnel. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme.
Demand : İstem. Talep. Emretmek. Talep etmek. Zorlamak. Rağbet etmek. Hak iddia etmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerektirmek. Sormak.
Curve : Bükülmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Bükmek. Kavis. Kavisleştirmek. Dönemeç. Kıvırmak. Eğilmek. Eğmek. Kıvrılmak.
Demand curve : İstem eğrisi. Bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, tüketicilerin o maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle bireysel istem eğrilerinin yatay toplamından elde edilen eğri. Çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri. Talep eğrisi.
Factor demand curve : Faktör istem eğrisi. Piyasadaki tüm firmaların, üretim faktörü istem miktarını belirleyen, faktörün fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu faktörden satın almayı istedikleri fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri.
Subjective demand curve : Öznel istem eğrisi. Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların fiyatlarını değiştirmeyecekleri varsayımı altında, firmanın kendi malına yönelik olduğunu düşündüğü istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, nesnel istem eğrisine göre daha düşüktür.
Foreign exchange demand curve : Döviz istem eğrisi. Döviz istemini belirleyen diğer unsurlar sabitken değişik döviz kurları ile bu kurlardan satın alınmak istenilen döviz miktarlarını gösteren noktaların geometrik yeri.
Individual demand curve : Bireysel istem eğrisi. Bir tüketicinin, bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri.
The theory of kinked demand curve : Çiftel piyasasında firmalardan birinin fiyatı düşürdüğünde rakibinin kendisini izleyeceği, yükselttiğinde ise izlemeyeceği varsayımıyla; piyasada oluşmuş bir fiyatın neden değişmeyeceğini çözümleyen ve paul sweezy tarafından geliştirilen kuram. Dirsekli istem eğrisi kuramı.
Investment demand curve : Faiz oranı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, firmanın yapmayı istediği yatırım harcaması-faiz oranı bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle sermayenin marjinal etkenliği eğrisinin negatif eğimli olan kısmı. Yatırım talep eğrisi.
İngilizce Objective demand curve Türkçe anlamı, Objective demand curve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Objective demand curve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Objective demand curve synonyms : a change in supply, a change in demand, a group shares, ability to pay approach, a shift in individual demand, a shift in demand.

Bu kısımda Objective demand curve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Objective demand curve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Objective demand curve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Objective demand curve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.