Obstinacy türkçesi Obstinacy nedir

Obstinacy ingilizcede ne demek, Obstinacy nerede nasıl kullanılır?

Obstinacies : Hırçınlık. Müzmin olma. Domuzluk. Temerrüt. İnat. Dik başlılık. İnatçı olma durumu. Mükabere. Kronikleşme. İnatçılık.

Obstinate : Domuz gibi. Kronik. Direngen. İddiacı. Yüreği katı. Dik kafalı. İnatçılık etmek. Anut. Müzmin. Dik başlı.

Obstinate person : İnatçı.

Obstinately : Sağ kalan. İnatla. Bıkmadan usanmadan.

Obstinateness : İnatçı olma durumu. İnatçılık. Kasıtlı yapma. Dik kafalılık. İnat.

Knobstick : Ucunda topuzu olan değnek veya sopa. Grev kırıcı işçi. Katılmayı reddeden veya işçi sendikasından ayrılan kimse.

As obstinate as a mule : Çok inatçı. Katır gibi inatçı. Keçi gibi inatçı.

Obstipation : Yiyecek olarak tüketilen sindirim içeriğinin, sindirim kanalından geçiş süresinin uzaması, dışkının sert, kuru ve az miktarda oluşuyla belirgin rahatsızlık, peklik, konstipasyon, oppilasyon, proktostat. Bağırsaklarda herhangi bir engellemeye bağlı olarak gelişen şiddetli kabızlık. özellikle ilaç veya diyetle düzeltilemeyen kabızlıklara verilen ad, obstipasyon. İnatçı kabızlık. Obstipasyon. Kabızlık.

 

Be obstinate : Domuzluk etmek. İnat etmek. Aksilik etmek. Kafa tutmak. Ayak diretmek. Diklik etmek.

İngilizce Obstinacy Türkçe anlamı, Obstinacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obstinacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hardheadedness : Dik kafalılık. Pratiklik. Mantıklılık. Kasıtlı yapma. Akıllılık.

Recalcitrances : Söz dinlemezlik. Aksilik. Laf dinlemezlik. Kontrol edilemezlik. Yönetilemezlik. İdaresi güç olma. İtaatsizlik.

Contrariness : Görüş ve kanıların ya da olay ve durumların birbirine ters düşmesi. Terslik. Aksilik. Zıtlık. Karşıtlık.

Spite : Garezi olmak. Rahatsız etmek. Kasten kızdırmak. Nispet vermek. Nispet yapmak. Kin gütmek. Zarar vermek. Kin duymak. Üzmek.

Acrimonies : Sertlik. Terslik. Acılık. Huysuzluk. Akrimoni. Keskinlik.

Tenacities : Bir işin arkasını bırakmama. Azamet. Sebat. Yapışkanlık. Azimlilik. Kararlılık. Bir işten vazgeçmeme. Azim. Sıkı sıkı sarılma.

Headiness : Haşinlik. Zorbalık. Çarpıcılık. Sabırsızlık. Baş döndürücülük. Acelecilik. Sertlik. Düşüncesizlik.

Resoluteness : Azim. Metanet. Cesurluk. Kararlılık. Sebat. Azimlilik.

Self will : Dik kafalılık.

Stubborn : Çetin. Serkeş. Dik başlı. Dediğim dedik. Vazgeçmeyen. İnatçı. Keçi gibi inatçı. Direngen. Azimli. Katır.

Obstinacy synonyms : obstinance, firmness of purpose, intransigency, pigsties, stubborner, refractoriness, persistence, obstinacies, bad temper, obstinate, viciousness, crabbedness, intractability, ill temper, recalcitrancy, bullishness, cussedness, firmness, petulance, mulishness, resolve, contumacy, impenitence, pertinacity, bullheadedness, gruffness, intransigence, dourness, pigsty, hardness, stubbornest, balkiness, peevishness.

 

Obstinacy zıt anlamlı kelimeler, Obstinacy kelime anlamı

Irresoluteness : Tereddütlü olma. İradesizlik. İrade yitimi. Kararsızlık.

Tractability : Tatlılık. Yumuşak başlılık. Çözülebilirlik. Hoşluk. Uygunluk. İdare edilebilirlik. İtaat. Uysallık. Boyun eğme. Elverişlilik.

Obstinacy ingilizce tanımı, definition of Obstinacy

Obstinacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fixedness in will, opinion, or resolution that can not be shaken at all, or only with great difficulty. Contumacy. Pertinacity. Unyielding disposition. Persistency. Firm and usually unreasonable adherence to an opinion, purpose, or system. Stubborness.