Obstruent türkçesi Obstruent nedir

  • Duraklamalı ünsüz.
  • Vücuda geçişi bloke eden veya engel olan (tıp veya medikal terimi).
  • Bozucu.
  • Patlamalı (örn.. b ve p harfleri sesi).
  • (dilbilimi) ağızdan hava geçmesini engelleyerek çıkarılan.
  • Tıkayan.
  • Engelleyici.

Obstruent ingilizcede ne demek, Obstruent nerede nasıl kullanılır?

Obstruct : Zorlaştırmak. Engellemek. Engel teşkil etmek. Engel olmak. Engellenmek. Kapamak. Mani olmak. Tıkanmak. Menetmeye çalışmak. Tıkamak.

Obstructer : Karışan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey. Mani olan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Bozan kimse.

Obstructers : Bozan kimse. Karışan kimse. Mani olan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Zorlaştırıcı kimse veya şey.

Obstructing : Set. Engel olmak. Zorlaştırmak. Tıkamak. Engellemek. Kapamak. Engellenmek.

Obstructio omasi : Kırkbayır kabızlığı. Omazum konstipasyonu.

Obstruction : Tıkanma, kapanma, engel, tıkanıklık. Karşı gelme. Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel. Set. Obstruksiyon. Arıza. Engel. Kapama. Mani. Obstrüksiyon.

Obstruction icterus : Obstruksiyon ikterusu. Tıkanma sarılığı.

Obstructionist : Bloke eden. Engelleyen kimse.

Obstructionism : Engelleme politikası.

Obstructively : Engel olarak.

İngilizce Obstruent Türkçe anlamı, Obstruent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obstruent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Consonant : Bağdaşan. Uygun. Ağız kanalında ve diğer ses organlarında bir engelleme, daralma veya kapanmayla ve bir ünlü yardımıyla çıkarılan ses: p, b, m; t, d; k, g; ç, c; f, v; y; h; s, z; ş, j; ğ, l, r. ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır. boğumlanma sırasında geniz yolunun da devreye girdiği ünsüzler geniz ünsüzleridir. diğerlerine oranla daha bol ses veren ünsüzler, akıcı ünsüzler adını alır. bunlara bk. Ahenkli. Uyumlu. Ünsüz. Uyuşan. Ünsüz harf. Sessiz harf. Ses uyumu olan.

Affricate : Patlamalı-sızmalı. Yarı kapantılı. Yarı kapantılı ünsüz (dilbilgisi terimi).

Impeditive : Emir. Zorunlu. Amir. Emri. Evliliğe engel olucu. Mecburi.

Hamperers : Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne. Önleyici.

Chokier : Boğucu.

Destructive : Tahrip edici. Yıkıcı. Yıkıntılı. Yok edici. Tahripkar. Zararlı. Kıran. Destrüktif.

Frustrating : Asap bozucu. Boşa çıkarma. Moral bozucu. Boşuna. Beyhude. Sinir bozucu. Engelleyen. Mani olan. Boşa çıkaran. İşi bozan.

Continuant : Sürekli. Sürekli ünsüz.

Disruption : Karışıklığa itme. Kesilme. Parçalanma. Bozulma. Aksama. Yarılma. İşleyişini durdurma. Karmaşa. Bozma.

Obstruent synonyms : affricate consonant, continuant consonant, stop consonant, plosive consonant, plosive speech sound, demolitionist, blocker, disturbing, deterrent, hampering, hurdler, hamperer, stop, frustrative, disincentive, demolishing, affricative, corruptive, occlusive, impedient, blockers, plosive, deterrents, deteriorative, demolisher, hurdlers, detractive, deteriorating, disruptive, choky, deforming, distorting, disruptiveness.

 

Obstruent zıt anlamlı kelimeler, Obstruent kelime anlamı

Vowel : Ünlü harf. Sesli harf. Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Ünlü. Sesli.

Obstruent antonyms : stop consonant, continuant consonant.

Obstruent ingilizce tanımı, definition of Obstruent

Obstruent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing obstruction. Hindering. Blocking up. Esp., that which obstructs natural passages in the body. Anything that obstructs or closes a passage. As, an obstruent medicine. As, a medicine which acts as an obstruent.