Odor türkçesi Odor nedir

Odor ile ilgili cümleler

English: That foul odor is coming from the river.
Turkish: O kötü koku nehirden geliyor.

English: The odor in that room was vile.
Turkish: O odadaki koku berbattı.

English: Tom has an underarm odor.
Turkish: Tom'un koltuk altı kokusu var.

English: Ali doesn't think that he needs to use deodorant.
Turkish: Ali onun deodoran kullanması gerektiğini düşünmüyor.

English: This odor is obnoxious.
Turkish: Bu koku iğrenç.

Odor ingilizcede ne demek, Odor nerede nasıl kullanılır?

Be in bad odor with : Gözünden düşmek.

Be in bad odor with somebody : Gözünde pek iyi bir insan olmamak. Kötü izlenim bırakmak.

Be in bad odor : Adı çıkmak. Kötü tanınmak. Kötü izlenim bırakmak.

Body odor : (pis) vücut kokusu. Vücut kokusu. (kötü) vücut veya beden kokusu. Kötü vücut kokusu.

Foot odor : Ayak kokusu.

Odorimeter : Koku keskinliğini ölçmek için kullanılan alet.

Odoriferousness : Hoş kokulu olma durumu. Aromatik olma. Hoş kokulu olma.

Odoriferous : Kokulu. Kötü kokan. Güzel kokulu. Hoş kokulu.

Odoriferously : Koku salarak (özellikle güzel koku). Koku yayarak.

Odorized : Parfüm sürmek. Güzel koku vermek. Hoş koku olmasına neden olmak (ayrıca odorise). Parfüm sıkmak.

 

İngilizce Odor Türkçe anlamı, Odor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bays : Defne taç. Ün.

Flavor : Tat duyusu. Tad. Tatlandırmak. Lezzet katmak. Çeşni. Tat veren şey. Lezzet vermek. Çeşni vermek. Lezzet. Bkz.flavour.

Dinted : Kuvvet. Ufak çukur açmak. Çizgi. Çentik. Ufak çukur. Çizik.

Esteem : Kanı. Saymak. Gözüyle bakmak. Rağbet. Saygı göstermek. İtibar etmek. Takdir etmek. Düşünmek. Sanı.

Flagrance : Dile düşme. Kötü şöhret. Ün. Rezillik. Önem. Farkedilebilirlik.

Eminence : Ün. Yükseklik.

Fetor : Pis koku. Kötü koku.

Ascendency : Egemenlik. Hüküm sürme. Üstünlük.

Esteems : Sanı. Saygı. Gözüyle bakmak. Saygı göstermek. Kanı. Saygı duymak. Rağbet. İnanmak. Addetmek.

Property : Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Servet. Mal mülk. Nitelik. Sahne eşyaları. Bir nesne ya da birimi ötekilerden ayıran türsel ya da yapısal özelliklerden her biri. Eşya. Sahne donatımı. Durağan değer.

Odor synonyms : sense datum, olfactory property, scent, olfactory sensation, sense experience, stinkiness, olfactory perception, odors, stink, stench, distinction, consideration, honorableness, celebs, account, odourless, mephitis, fames, odour, malodor, aurae, inodorous, authority, cluing, reek, exhalations, acridity, estimableness, perfume, smell, dignity, impressure, dinting.

Odor zıt anlamlı kelimeler, Odor kelime anlamı

Odorless : Kokmaz. Kokusuz.

Odorous : Hoş kokulu. Güzel kokulu. Kokulu.

Odor ingilizce tanımı, definition of Odor

Odor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Perfume. Any smell, whether fragrant or offensive. Scent.