Offer an opinion türkçesi Offer an opinion nedir

  • Arz etmek.

Offer an opinion ingilizcede ne demek, Offer an opinion nerede nasıl kullanılır?

Offer : Satmak amacıyla sunulan mal. satılması için sataklara mal gönderme. Fiyat teklifi. Arz. Adamak. Yazılı veya sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi. İcap. Sunma. İkram etmek. Sunu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

An : (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık.

Opinion : Fikir. İnanç. Kanı. Nazar. Akıl. Kanaat. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düşünce. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Takdir.

Offer an excuse : Mazeret göstermek. Özür dilemek.

Offer and acceptance : Bir belgenin gösterilmesi ya da önerinin yapılması ve karşı tarafça bunların kabulü. Gerek ve kabul. İcap ve kabul. Teklif ve kabul.

Form an opinion : Fikir edinmek. Kanaat uyandırmak. Bir fikir edinmek. Karara varmak. Kanaat oluşturmak. Bir sonuca ulaşmış. Bir fikir oluşturmuş. Bir karara varmış.

Expressing an opinion : Bir fikri dile getirme. Bir fikir belirtme.

Expressed an opinion : Bir fikir belirten. Bir fikri ifade eden. Bir fikri dile getiren.

Volunteer an opinion : Düşünce arz etmek. Fikir teklif etmek. Fikir sunmak.

 

Formed an opinion : Bir sonuca ulaşmış. Bir karara varmış. Bir fikir oluşturmuş.

İngilizce Offer an opinion Türkçe anlamı, Offer an opinion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offer an opinion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Propound : Mütalaa için arz etmek. Serdetmek. Önermek. Onaya sunmak. İleri sürmek. Teklif etmek. Ortaya koymak. Öne sürmek. Arzetmek.

Submits : Boynunu eğmek. Söylemek. Sunmak. Kendini adamak. Önermek. İbraz etmek. Göndermek. Teslim etmek. Arzetmek.

Submit : Söylemek. İradesine teslim olmak. Vermek. Önermek. Boyun eğmek. Boynunu eğmek. İleri sürmek. Öne sürmek.

Bring forward : Erken tarihe almak. Arzetmek. İleri almak. Öne sürmek. Erkene almak. Ortaya almak. Ortaya atmak. Öne almak. Nakletmek (hesap).

Propounds : Mütalaa için arz etmek. Serdetmek. Ortaya koymak. Ortaya atmak. Öne sürmek. İleri sürmek. Teklif etmek. Onaya sunmak. Arzetmek.

Tender : Ödemek üzere para vermek. Tediye mektubu. (resmi) teklif etmek. Fiyat teklifi. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Sunmak. Genç. Kömür vagonu. Kolay incinir.