Officially fixed price türkçesi Officially fixed price nedir

  • Resmen saptanan fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Narh.
  • Zorunlu mallar ve üretim faktörleri için resmi yetkelerce belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat.

Officially fixed price ingilizcede ne demek, Officially fixed price nerede nasıl kullanılır?

Officially : Resmen. Resmi olarak.

Fixed : Fikse. Önceden ayarlanmış. Uçmaz. Belirlenmiş. Dik. Sabitleştirilmiş. Sağlanmış. Durağan. Sabit. Solmaz.

Price : Kıymet. Fiyat. Ücret. Değer. Bedel. Paha. Paha biçmek. Fiyat koymak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder.

Fixed price : Değişmesi söz konusu olmayan fiyat. Sabit alış fiyatı. Değişmez fiyat. Maktu fiyat. Sabit fiyat. Belirlenmiş fiyat. Prifiks. Maktu fiyatı. Götürü fiyat.

Fixed prices : Sabit alış fiyatı. Maktu fiyatı. Sabit fiyat. Maktu fiyat. İstikrarlı veya değişmez fiyatlar. Düzenli fiyatlar. Prifiks. Değişmez fiyat. Götürü fiyat. Değişmez fiyetlar.

İngilizce Officially fixed price Türkçe anlamı, Officially fixed price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Officially fixed price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Officially fixed price synonyms : price fixing, a shift in individual demand, a change in demand, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a pass through certificate, abnormal budget receipts.