Oksit nedir, Oksit ne demek
Oksit; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Kimya'daki anlamı:
Oksijenin başka bir element ile yaptığı bileşiklerin genel adı.
Bilimsel terim anlamı:
Oksijenin başka bir öğe ya da organik kök ile yaptığı bileşik.
Bir elementin oksijen ile yaptığı ikili bileşik.
İngilizce'de Oksit ne demek? Oksit ingilizcesi nedir?:
oxyde, oxide
Osmanlıca Oksit ne demek? Oksit Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
humuz
Oksit hakkında bilgiler
Oksit, içeriğinde en az bir adet oksijen atomu ve en az bir adet başka element içeren bileşiklere verilen genel isimdir. Soy gazlar ve halojenler oksitleri oluşturmazlar. OF2 ve KMnO4 oksit değildir.
Lavoisier'in geliştirdiği kimyasal adlandırma kurallarına göre oksijenle birleşen elementin adından sonra oksit ifadesi eklenir.
Ametallerin oksijence zengin bileşikleridir. CO2, SO2, SO3, N2O3, N2O5, P2O5, CI2O7
Asidik oksitler suda çözündüklerinde asit oluştururlar. Bazlarla tepkimeye girerek ise tuz oluştururlar.
Oksit ile ilgili Cümleler
- Nitrous oksit'in uzun bir zaman önce anestetik olarak kullanımı durdu.
- Çikolata LDL oksitlenmeyi önlemek için hareket eder.
- Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.
- Oksitancayı seviyorum.
- Oksitan kültürünü severim.
Oksit kısaca anlamı, tanımı:
Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).
Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.
Bakır oksit : Kimyasal formülü CuO veya Cu2O olan bakırın oksit biçimi.
Demir oksit : Demirin hem doğada görülen hem de sentetik olarak yapılan, değişik kimyasal değer ve renkte bulunabilen oksit biçimi.
Kalsiyum oksit : Susuz veya sönmemiş kireç.
Nitrik oksit : Nitrojen veya amonyağın oksitlenmesiyle elde edilen, renksiz zehirli gaz (NO).
Bazik oksitler : Çoğu oksijen bakımından zayıf olan, su ile birleşince baz etkisi gösteren, asitlerle birleşince tuzları veren oksitler.
Oksitleme : Oksitlemek işi, yükseltgeme.
Oksitlemek : Oksit durumuna getirmek, oksijenle birleştirmek, yükseltgemek.
Oksitlenme : Oksitlenmek işi, yükseltgenme.
Oksitlenmek : Oksijenle birleşerek oksit durumuna gelmek, yükseltgenmek.
Birleşme : Birleşmek işi.
Madde : Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne.
Adet : Tane. Sayı.
Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul.
Bileşik : Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).
İsim : Kişi, insan. Ad. Ad.
Oksit örtü : Yalın biçimde ya da boya katının altına destek olarak ve yenime karşı koruyuculuk kazandırmak için, metal yüzeylere uygulanan oksitlerden oluşan örtü.
Oksitaksi : (Yun. oxys: keskin; taxis: düzenleme) Oksijenle uyarmaya cevap olan hareket.
Oksitlenmiş selüloz : Gaz bezi veya pamuk tampon biçiminde kullanılan, uygulandıkları yerden su çekerek selülozik aside dönüşüp yapay pıhtı oluşturan ve doğal pıhtılaşma olayını teşvik eden ve uygulama yerinden emilen madde.
Oksitleyici madde : Bol miktarda jermisit etkili elementer oksijen salıveren bileşik.
Oksitoksik : Döl yatağı düz kaslarını (miyometriyumu) uyararak döl yatağının kasılmalarını artıran, doğumu başlatan, oksitosik.
Oksitosik : Oksitoksik.
Oksitosik hormon : Oksitosin.
Oksitosin : (Yun. oxys: keskin; tokos: doğum) Hipofiz bezinin art lobundan (nörohipofiz) salgılanan, doğum sırasında uterusun düz kaslarının kasılmasını sağlayan, aynı zamanda meme bezlerinin alveollerindeki kassı epitel (miyoepitel) hücrelerinin kasılmasına ve yavrunun emmesi sırasında sütün çıkmasına sebep olan bir peptit hormonu. Hipotalamusun paraventrikular çekirdeğindeki sinir hücreleri tarafından sentezlenen, dokuz amino aside sahip, okta peptit yapıda, nörofizin aracılığıyla hipofiz arka lobuna taşınan ve burada kılcal damarlara yakın sinir uçlarında depo edilen uterotonik etkili ve memeden sütün indirilmesini sağlayan bir hormon, oksitosik hormon, pitosin, postuitrin.
Oksitropizm : (Yun. oxys: keskin; trope: dönme) Oksijenle cezbedilen organ ya da organizmanın eğilimi.
Oksitsizleme : Erimiş bir metalin içindeki oksitleri giderme işlemi.
Diğer dillerde Oksit anlamı nedir?
İngilizce'de Oksit ne demek? : n. oxide
Fransızca'da Oksit : oxyde [le]
Almanca'da Oksit : n. Oxid, Oxyd, Rost
Rusça'da Oksit : n. оксид (M), окись (F), окисел (M)


Bu kısımda Oksit nedir? Oksit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oksit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oksit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.