Old age pensioner türkçesi Old age pensioner nedir
Old age pensioner ingilizcede ne demek, Old age pensioner nerede nasıl kullanılır?
Old : İhtiyarlamak. Yaşlı. Eski zamanlar. Kart. Köhne. Deneyimli. İhtiyar. ...yaşında. Eskimiş. Büyük.
Age : Yıllanmak. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Yıpratmak. Eskitmek. Yıllandırmak. Erginlik. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Yaşlılık. Eskimek. Yaş.
Pensioner : Mütekait. Emekli aylığı alan kimse. Emekli maaşı alan. Görevli bulunduğu işlerde, yasalarla saptanan belirli bir süreye ve yaşa değin çalıştıktan sonra kendisine bağlanan belirli bir aylıkla görevinden ayrılan kişi. Emekli maaşı alan kimse. Emekli kimse. Emekli. Yatılı okul öğrencisi. Emekli aylığı alan kişi. Pansiyoner.
Old age : Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu. İhtiyarlık. Kocalık. Yaşlılık. Yaşlılık dönemi.
Old age annuity : Emekli maaşı.
Stage of old age : Aşınma döneminde, yontuk düzlüklerin geliştiği üçüncü önemli evre. Geçkinlik çağı.
Died in old age : Yaşlı öldü. Yaşı büyükken öldü. Dolu ve uzun bir hayat yaşadıktan sonra vefat etti.
Old age pension : İhtiyarlık sigortası. Yaşlılık sigortası. Emeklilik maaşı. Emekli maaşı. Emekli aylığı. Sosyal sigorta aylığı. Yaşlılık aylığı. Yaşlılık maaşı.
Old age insuarence : Yaşlılık sigortası. Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü.
Old age insurance : İhtiyarlık sigortası. Yaşlılık sigortası. Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi. Yaşlılık güvencesi.
İngilizce Old age pensioner Türkçe anlamı, Old age pensioner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Old age pensioner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Retiring : Emeklilik. Mahçup. Mahcup. Emekli olma. İnziva. Sıkılgan. Çekingen. Göze çarpmayan. İçine kapanık.
Pensioner : Görevli bulunduğu işlerde, yasalarla saptanan belirli bir süreye ve yaşa değin çalıştıktan sonra kendisine bağlanan belirli bir aylıkla görevinden ayrılan kişi. Mütekait. Emekli maaşı alan. Emekli maaşı alan kimse. Emekli aylığı alan kimse. Yatılı okul öğrencisi. Emekli aylığı alan kişi. Tekaüt. Pansiyoner.
Retiree : Emekli aylığı alan kişi. Tekaüt.
Retired employee : Tekaüt.
Pensioners : Yatılı okul öğrencisi. Pansiyoner.
Pensionary : Pansiyoner. Mütekait. Uşak.
Superannuated : Modası geçmiş. Eski. Miadı dolmuş. Yaş haddinden dolayı emekliye ayrılmış. Yaşlılıktan emekli edilmiş. Çalışamayacak kadar yaşlı. Demode. Yaşlılıktan dolayı bir işi gerektiği gibi yapamayan. Eskimiş.
Retired : Issız. Bir köşeye çekilmiş. Ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış kimse. Münzevi. Uzaklarda. Tekaüt. Gözden uzak. Kuytu. Ömür boyu hapis cezası almış kimse.
Retired person : Tekaüt.
Old age pensioner synonyms : retirers, retirer, laborious.

Bu kısımda Old age pensioner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Old age pensioner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Old age pensioner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Old age pensioner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.