Old lady türkçesi Old lady nedir

Old lady ile ilgili cümleler

English: An old lady sang to me.
Turkish: Yaşlı bir bayan bana şarkı söyledi.

English: Ali helped the little old lady to cross the road.
Turkish: Ali küçük yaşlı bayanın caddeyi geçmesi için yardım etti.

English: Do you know the old lady at the gate?
Turkish: Kapıdaki yaşlı bayanı tanıyor musun?

English: Ali offered to help the old lady carry her groceries out to her car.
Turkish: Ali yaşlı bayana malzemelerini arabasına taşımak için yardım etmeyi önerdi.

English: Ali offered to help the old lady cross the street.
Turkish: Ali yaşlı bayana caddeyi geçmesi için yardım etmeyi önerdi.

Old lady ingilizcede ne demek, Old lady nerede nasıl kullanılır?

Old : Kart. ...yaşında. Köhne. Büyük. Eski zamanlar. İhtiyarlamak. Eski. Deneyimli. Pişkin. Önceki.

Lady : Hatun. Hanımefendi. Hanım. Sevgili. Sevilen kadın. Eş. Bayan. Leydi. Kadın.

Old age : Kocalık. İhtiyarlık. Yaşlılık dönemi. Yaşlılık. Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu.

Old age annuity : Emekli maaşı.

 

Old age insuarence : Yaşlılık sigortası. Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü.

Old age insurance : Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi. Yaşlılık sigortası. İhtiyarlık sigortası. Yaşlılık güvencesi.

Old age pension : Yaşlılık sigortası. Emeklilik maaşı. Sosyal sigorta aylığı. Yaşlılık maaşı. Emekli aylığı. Yaşlılık aylığı. Emekli maaşı. İhtiyarlık sigortası.

İngilizce Old lady Türkçe anlamı, Old lady eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Old lady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concubine : Nikahsız eş. Odalık. Metres. Cariye. Kapatma.

Mom : Anneciğim.

Dames : Yaşlı kadın. Kibar kadın. Anaokulu müdiresi. Hatun. Bayan. Dam (asalet ünvanı). Hanım. Kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı. Dam asalet ünvanı.

Beldam : Acuze. Şirret kadın.

Lasses : Kız. Genç kadın. Genç kız.

Old woman : Yaşlı. İhtiyar. Acuze.

Ma : Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Ana. Mahkumun sevgilisi. Master derecesi.

Popsy : Cici kız. Cici.

Beau : Züppe erkek. Aşık. Kavalye.

Alleles : Kalıtsal değişimden sorumlu olan genin birkaç alternatif varyasyonlarından biri (genetik). Alel. Aleller.

Old lady synonyms : beldames, hag, heifers, coequal, lassies, mamma, maw, harridans, darlings, mam, bitch, heifer, cuddliest, counterparts, girlfriends, steadies, coequals, damosels, gammer, ladyfriend, counterpart, gf, frump, better half, beloved, broad, mama, concubines, mammas, lassie, cummers, compeers, beldams.