Old time türkçesi Old time nedir
- Eski zaman.
- Eski.
Old time ile ilgili cümleler
English: Hearing this song after so long really brings back the old times.
Turkish: Bu kadar uzun bir zamandan sonra bu şarkıyı İşitmek gerçekten eski zamanları geri getiriyor.
English: It reminds me of the good old times.
Turkish: O bana eski güzel zamanları hatırlatıyor.
English: Ali and Mary wanted to talk about old times.
Turkish: Ali ve Mary eski zamanlar hakkında konuşmak istediler.
English: It was good chatting like old times. Let's talk again some time.
Turkish: Eski günlerdeki gibi sohbet etmek iyiydi. Bir ara yine konuşalım.
English: He's an old timer.
Turkish: O kıdemli bir elemandır.
Old time ingilizcede ne demek, Old time nerede nasıl kullanılır?
Old : ...yaşında. Büyük. Kart. Deneyimli. Eskimiş. Eski zamanlar. Köhne. Önceki. İhtiyar. Pişkin.
Time : Zamanlamak. Ayarlamak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Temposunu belirlemek. Defa. Yerbilim zamanı. Tempo tutmak. Zamanlama yapmak. Önel. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü.
Old timer : Demirbaş. Eski. Eski eleman. Kıdemli kimse. Yaşlı adam. Kıdemli. Yaşlı.
Old times : Eskiye ait. Antik. Eski güzel günler. Eski zamanlara ait. Modası geçmiş.
Any old time : Her zaman. Ne zaman olursa olsun.
In old times : Eski zamanlarda. Eskiden.
For old times sake : Eski günlerin hatırına. Arkadaşlığımızın anısına. Geçmişin anısına.
İngilizce Old time Türkçe anlamı, Old time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Old time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crusted : Aşırı. Kabuklu. Antika. Tortulu. Kabukla kaplanmış. Koyu.
Cornier : Ele geçirmek. Mısır. Tahıl. Modası geçmiş. Klişe. Tahıl bakımından zengin. Bayat. Nasırlı. Tanecikli.
Yore : Geçmiş.
Antiquity : Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Eski yapıtlar. Çok yaşlı kimse. Eski çağlar. Antikite. İlkçağ. Eskilik. Antik çağlar. Antikalık.
Foretime : Şimdiden önceki zaman. Geçmiş.
Ancient : Baba. Çok eski bir zamandan kalma. Tarihi. Çok eski. Kadim. Eskiden kalma. Müzelik. Romalılar ve yunanlılar zamanına ait. Ata.
Chronics : Müzmin. Devamlı. Berbat. Kalıcı. Süreğen. Çok kötü. Kronik. Sürekli.
Archaeo : Arkeolojiye ait veya ilgili. İlkel.
Antiquated : Demode. Modası geçmiş. Antika olmuş. Antika. Eskimiş. Yaşlı. Yaşı ilerlemiş. Köhne. Çağdışı.
Old time synonyms : ci devant, cut and dried, antecedental, lang syne, anterior, auld, archaistic, foretimes, bygone, yores, corny, corniest, archaic.

Bu kısımda Old time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Old time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Old time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Old time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.