Oldie türkçesi Oldie nedir
Oldie ile ilgili cümleler
English: A lot of soldiers died here.
Turkish: Bir sürü asker burada öldü.
English: What's your favorite oldies song?
Turkish: Favori aile şarkın nedir?
English: Listening to oldies reminds me of my hometown.
Turkish: Eski müzik formatlarını dinlemek bana memleketimi hatırlatıyor.
English: "Who is he?" "A soldier that will fight."
Turkish: "O kim?" "Savaşacak bir asker."
English: A crowd of soldiers waited at Lee's headquarters.
Turkish: Lee'nin karargahında askerlerden oluşan bir kalabalık bekledi.
Oldie ingilizcede ne demek, Oldie nerede nasıl kullanılır?
Oldies : Aile. Yaşlı. İhtiyar. Soğuk espri. Bayat espri. Eski şey.
Career soldier : Uzman asker. Uzmanlığından dolayı orduya seçilen kimse.
Cavalry soldier : Süvari askeri.
Chocolate soldier : Asker şeklindeki çikolatalı şekerleme. Kendini çok önemli biriymiş gibi gören kimse. Çikolata asker.
Common soldier : Sıradan derecesi ve görevi olan asker. Sıradan bir asker. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Muvazzaf asker.
Confederate soldier : Müttefik asker.
Farmer soldiers : Tarımsal bir yerleşke kuran askerler.
Moldiest : Küflenmiş. Küflü. Sası. Küf bağlamış. Sası sası.
Gallant soldier : Kahraman asker.
Goldie : Uçak otomatik uçuş.
İngilizce Oldie Türkçe anlamı, Oldie eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oldie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Oldies : Yaşlı. Bayat espri. Eski şey. Aile.
Baggage : Civelek kız. Kişisel eşya. Bagaj. Ordu yükü. Sevimsiz yaşlı kadın. Haspa (argo terim). Şımarık kadın. Valiz. Yol eşyası.
Gaffer : Patron. Ustabaşı. Yaşlı adam. Dede. Şef. Yaşlı insan. Pinpon. Müdür.
Baggages : Bagaj. Kişisel eşya. Yolcu eşyası. Civelek kız. Yol eşyası. Haspa (argo terim). Moruk (argo terim). Şımarık kadın. Valiz.
Geezers : Bunak erkek. Pinpon. İri yarı erkek. Ahbap. İlginç ihtiyar.
Song : Destan. Şarkı sözü. Türkü. Şiir. Yır. Şarkı söyleme. Şarkıcılık. Günlük ve politik konulara ya da aşk, şarap, yaşama sevinci gibi konulara değinen, kabarelerde söylenen şarkı, müzikli oyunlarda tek kişinin söylediği şarkı. örnek: brecht'in yapıtları. Ötme.
Codger : Garip. Pinpon. Tip. Antika adam. Tuhaf adam.
Freedom : Fahri üyelik. Muafiyet. Bağımsızlık. İrade. Özgürlük. Hürriyet. Açık sözlülük. İstiklal.
Vocal : Ses. Sözlü. Sedalı. Sesli harf. Sesli. Sesle ilgili. Vokal. Rahat konuşan. Lafını sakınmaz. Sesini çıkarmaktan hiç çekinmeyen.
Geezer : Bunak.
Oldie synonyms : golden oldie, homes, old man, gaffers, freewill, crock, elderly, aged, old woman, dotard, old bag, gaga, hoar, oldster, brer, codgers, geriatric, old, dotards, decrepit, older man.

Bu kısımda Oldie kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oldie ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oldie anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oldie ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.