Ophthalmics türkçesi Ophthalmics nedir

  • Göze ait.
  • Oftalmik.
  • Göz ve çevre doku tümörleri.
  • Göz.
  • Göz (ile ilgili).
  • Gözle ilgili.
  • Göz doktorluğu veya göz tedavisi ile ilgili.

Ophthalmics ingilizcede ne demek, Ophthalmics nerede nasıl kullanılır?

Ophthalmic hospital : Göz hastalıkları hastanesi. Göz hastalıktan hastanesi.

Ophthalmic optician : Göz doktoru.

Ophthalmic : Göze ait. Oftalmik. Gözle ilgili. Göz doktorluğu veya göz tedavisi ile ilgili. Göz (ile ilgili). Gözle ilgili olan. Göz ve çevre doku tümörleri. Göz.

Arteria ophthalmica externa : Arterya oftalmika eksterna. Dış oftalmik atardamar.

Arteria ophthalmica interna : A. cerebri rostralis'ten çıkan ve n. opticus ile göz yuvarına giderek onu besleyen atardamar, arterya oftalmika interna. İç oftalmik atardamar. Arterya oftalmika interna.

Blepharophthalmia : Göz kapağı ve göz konjunktivasının birlikte yangısı. Blefaroftalmi.

Antixerophthalmic vitamin : Sağlıklı cilt ve iyi görünüm için vitamin gerekli olan vitamin. Antikseroftalmik. Antikseroftalmik vitamin. Hayvanlarda bulunan vitamin (karaciğerde karoteniod tarafından sentezlenen). A vitamini.

Ophthalmia : Göz iltihabı. Oftalmia. Karasu. Oftalmi. Gözün, konjunktivanın veya gözdeki derin yapıların yangısı. Göz yangısı. Göz enfeksiyonu.

Ophthalmite : Oftalmit.

Ophthalmitis : Göz iltihabı. Göz yangısı. Oftalmit.

 

İngilizce Ophthalmics Türkçe anlamı, Ophthalmics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ophthalmics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Optical : Optik. Görme ile ilgili. Görsel. Optikle ilgili. Görme. Gözle veya ışık vasıtasıyla işleyen. Görüş ile ilgili. Işıksal.

Cubicles : Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Küçük bölme. Küçük oda. Kabin. Odacık. Kabine. Hücre.

Compartments : Bölme. Bölüm. Kısım. Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler. Kompartıman.

Cubicle : Odacık. Küçük bölme. Kabin. Küçük oda. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Kabine. Hücre.

Ocular : Gözle görülür. Kesin. Oküler. Ayni. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Bir gözleme aygıtının, kullananın gözüne yakın merceği.

Optic : Görme ile ilgili. Görme. Görsel. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Işıksal. Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Görüş. Optik.

Cuddy : Dolap. Gemi salonu. Küçük kamara. Küçük kamara veya kiler. Kamara (güvertede). Odacık. Gemi mutfağı. Güverte kamarası.

Cuddies : Gemi mutfağı. Küçük kamara. Kamara (güvertede). Gemi salonu. Odacık. Dolap. Güverte kamarası.

Cubby : Küçük oda. Cep. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer. Odacık.

Cells : Petek gözü. Hücreler. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Oda (manastır vb). Hücre. Pil.

Ophthalmics synonyms : blinkering, cell, cubbies, aperture, oculars, celling, blinker, compartment, cubbyholes, ophthalmic, cubbyhole.