Optic rod türkçesi Optic rod nedir
- Optik hat.
- Rabdom.
- Böcek bileşik gözünde, ommatidyumun retinula hücrelerinin mikrovillüslerinden oluşan ve ışığı yansıtma özeliğinde olan pigmentli çubuk.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Optic rod ingilizcede ne demek, Optic rod nerede nasıl kullanılır?
Optic : Görme ile ilgili. Optik. Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Görme. Göz. Görsel. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Işıksal. Görüş. Gözle ilgili.
Rod : Asa. Sırık. Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası. Çubuk. Bir ingiliz uzunluk ölçüsü. Tabanca (argo terim). Ceza. Revolver. Aks. Değnek.
Optic nerve : Görme siniri. Göz ile beyni bağlayan sinir.
Optic agnosia : Vizüel agnozi.
Optic atrophy : Optik atrofi. Gözde oluşan kronik yangı veya zedelenmelerinde göz sinirinin kısmi veya tam dejenerasyonu sonucu küçülmesi veya dumura uğraması. görme duyusunun keskinliği veya berraklığının kaybına neden olur.
Optic axis : Işık ekseni. Göz yuvarlarının ön ve art kutuplarının merkez noktalarından geçen hat. Görüş ekseni. Görsel eksen. Çift kırıcı bir buzsulun çift kırıcı olmayan doğrultusu. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Görme ekseni. Optik eksen.
İngilizce Optic rod Türkçe anlamı, Optic rod eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Optic rod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.
Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Optic rod synonyms : rhabdom, abo blood groups system, aardvark, abacus bodies, a cell, abambulacral area, abductor muscle, a protein.

Bu kısımda Optic rod kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Optic rod ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Optic rod anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Optic rod ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.