Rabdom nedir, Rabdom ne demek

Rabdom; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Böcek bileşik gözünde, ommatidyumun retinula hücrelerinin mikrovillüslerinden oluşan ve ışığı yansıtma özeliğinde olan pigmentli çubuk.

Zooloji'deki anlamı:

Omma-tidyumda bulunan ve ışığı yansıtma özelliğinde olan çubuk.

Rabdom anlamı, tanımı

Atların rabdomiyolizisi : Atlarda birçok yönleriyle felçli miyoglobinüriye benzeyen, kas hücrelerinin parçalanması, enzimlerinini açığa çıkması ve kas fonksiyonlarının durması ve böbrek yetmezliğiyle belirgin hastalık, akut rabdomiyolizis, tying-up sendromu

Rabdomiyoblastom : Rabdomiyosarkom.

Rabdomiyolizis : Mekanik, fiziksel veya kimyasal nedenlerle oluşan çizgili kas nekrozu.

Rabdomiyom : Çoğunluğu kalpte ve doğuştan olarak görülen, çizgili kaslardan köken alan iyicil tümör. Çoğunlukla iki yaşından küçük hayvanlarda görülür.

Rabdomiyosarkom : Çizgili kas hücrelerinden veya embriyonel mezenkimden köken alan sıkça lenf yumruları, dalak, akciğer ve böbreklere metastazlar oluşturan, genç hayvanlarda görülen oldukça kötücül tümör, rabdomiyoblastom.

Bileşik göz : Böceklerde ve kabuklularda bulunan ommatidyum denen birbirine benzer birçok hücreden yapılmış bir göz tipi. Mürekkep göz, petek göz.

 

Mikrovillüs : Silindirik ya da kübik epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek üzere oluşan, içinde aktin filâmentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek Malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu parmak şeklindeki katlanmalar. Böbrek hücrelerinde fırça kenar yapısını, bağırsak epitelinde çizgili kenar yapısını oluşturur. Silindirik veya kübik epitel hücrelerinin üst yüzeylerinde, emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğru yaptığı uzantılar. Bireysel epitel hücrelerinin zarlarının emilim ve salgı için yüzey alanını artırmaya yarayan, hücrenin boşluğa bakan serbest yüzeylerinde yer alan, ışık mikroskobunda fırçamsı ince bir katmanı oluşturan ve elektron mikroskobunda parmak benzeri uzantılardan oluşan sitoplazma çıkıntıları.

Ommatidyum : Böceklerde ve kabuklularda petek (mürekkep) gözü meydana getiren çok sayıdaki hücrelerin her biri. Dış yüzeyi saydam kutikuladan oluşmuş bir mercek kapsayan ve saydam pelte şeklinde geriye uzanan bir koni ya da uzantıdan (kristal koni) oluşur. Çevresinde pigment hücreleri vardır. Kaidesinde ışığa duyarlı pigment kapsayan fotoreseptör hücrelerinin oluşturduğu kadeh şeklinde bir retinula yer alır. Petek gözü meydana getiren çok sayıda gözeden herbiri; sade göz.

Retinula : Böceklerde bileşik gözün ommatidyumunun en iç tarafında bulunan uzun fotoreseptör hücre tabakası.

Yansıtma : Yansıtmak işi. İletme, duyurma.

Pigment : Boyar madde.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Pigme : Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Rabdom anlamı nedir?

İngilizce'de Rabdom ne demek ? : optic rod