Oratorize türkçesi Oratorize nedir
- Nutuk çekmek.
- Konuşma yapmak.
Oratorize ingilizcede ne demek, Oratorize nerede nasıl kullanılır?
Oratorian : (roma katolik klisesi) bir hitabete ait (dini topluluklarda yaşamış laik rahip grubu).
Oratorical : İnandırıcı ve etkileyici konuşan. Hatiplere özgü. Nutuksal. Hatipliğe ait. Hatiplik.
Oratorical accent : Bir nutku, bir tartışmayı etkili kılan konuşma vurgusu. Ayta vurgusu.
Oratorically : Söz bilime ait olarak. Hatipliğe ait olarak. İnandırıcı ve etkili bir şekilde. Hatipliğe özgü bir şekilde.
Oratories : Söz söyleme sanatı. Güzel ve etkili konuşma. Dil uzluğu. Hitabet. Güzel konuşma sanatı. Retorik. Küçük tapınak. Belagat. Hatiplik.
Moratorium : Bunalım dönemlerinde, yerel yönetimlerin devlete olan borçlarını ödeme zorunluluğunun bir süre için geri bırakılması. bk. berkitme. Erteleme. Zorunlu durumlarda borcun ödenmesini erteleme. Zorunlu borç erteleme. Moratoryum. Pek bunalımlı işlemlerde bir ülkede, bölgede bir bölüm ya da tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması. Erteletim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçların ertelenmesi. Borç erteleme hakkı.
Oratorios : Kutsal müzik yapıtı. Oratoryo.
Laboratorially : Laboratuvar kullanılarak. Laboratuvar içerisinde. Laboratuvar kullanarak. Laboratuvar ortamında. Laboratuvar aracılığıyla. Laboratuvar içinde.
Moratoriums : Zorunlu durumlarda borcun ödenmesini erteleme. Borç erteleme hakkı. Balık avcılığının geçici bir süre yasaklanması. Borçların ertelenmesi. Vadesi gelmiş borçları erteleme. Moratoryum. Erteleme.
Laboratorian : Laborant. Laboratuvar asistanı. Laboratuvar çalışanı.
İngilizce Oratorize Türkçe anlamı, Oratorize eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oratorize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cantata : Kantat. Bestelemek için yazılan şiir. Kısa oratoryo.
Confers : Danışmak. Sunmak. Bir ünvanı tevcih etmek. Bahşetmek. Vermek. Görüşmek. (onur veya ödül) vermek. Ödül ile onurlandırmak. Müzakere yapmak.
Address : Göndermek. Söylev. Nutuk. Adres. Adres yazmak. Hitap etmek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. (sorunların) üzerine gitmek. Söz yöneltmek.
Declaiming : Yüksek sesle okumak. Yüksek sesle söylemek. Resmi bir şekilde söylemek. Bağırıp çağırmak. Hararetle konuşmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Söylev vermek. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle konuşmak.
Harangues : Uzun ve tumturaklı konuşma. Dırdır. Sıkıcı konuşma. Tirat söylemek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Nutuk atmak. Söylev vermek. Nutuk vermek.
Declaims : Söylev vermek. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle okumak. Resmi bir şekilde söylemek. Yüksek sesle konuşmak. Hararetle konuşmak. Bağırıp çağırmak.
Dissertate : Bir konu hakkında konuşma yapmak. Resmi olarak bir konu hakkında konuşmak. Söylev vermek.
Classical music : Klasik müziği. Klasik müzik.
Give a speech : Bir konuşma yapmak. Söylev vermek.
Oratorize synonyms : orating, orated, perorate, haranguing, orate, deliver a speech, dissert, harangue, declaimed, speak, classical, harangued, disserts, orates, confer, hold forth, make a speech, serious music, declaim.
Oratorize ingilizce tanımı, definition of Oratorize
Oratorize kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To play the orator.

Bu kısımda Oratorize kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oratorize ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oratorize anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oratorize ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.