Ortan nedir, Ortan ne demek

Ortan; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yemeni denilen ayakkabının yüzüyle köseleyi birbirine tutturan dikiş.

Yama, pençe.

Ortanca.

Ortan isminin anlamı, Ortan ne demek:

Ateş renginde kızıl tan. Ortan ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Ortan tanımı, anlamı

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı

Ortanca ağaçkakan : Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının ağaçkakangiller (Picidae) familyasından, Türkiye'de Orta ve Güneydoğu Anadolu ile Doğu Akdeniz bölgeleri hariç diğer bölgelerde yaprağını döken ağaçlardan meydana gelen ormanlarda yaşayan, yüksek dağlarda ve çam ormanlarında bulunmayan, böcek, tohum ve palamutla beslenen yerli bir kuş türü. Albaş ağaçkakan.

 

Ortanca beygir şeridi : En çok 80 mm. boyunda olan ve tektırnaklıların körbağırsağında yaşayan yassı solucan.

Ortanca mide kurdu : Koyunlarla sığırların sindirim aygıtı asalağı ince solucan.

Ortanca perde demiri : Geniş ile küçük boy arası perde demiri.

Ortanca sınaması : İki değişken arasındaki birlikteliğin çizgesel sınaması. Bu sınama, değişkenlerin ortancalarından geçen eksenlerin artı yanına düşen gözlem ikililerinin sayısına göre yapılır.

Ortancı : Büyükle küçük arasındaki çocuk, ortanca. Ortanca.

Ortancıl : Büyükle küçük arasındaki çocuk, ortanca. Ortanca. Ortanca çocuk.

Ortancılı : Ortancı, ikinci.

Ortanköy : Rize kenti, Çamlıhemşin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Ortanul : Ortancı, ikinci.

Ortanca : Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi (Hydrangea hortensia). Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen.

Ortancalı : Ortancası (II) olan.

Ortanın sağı : Ilımlı siyasi görüşe göre, sosyal alanla ilgili sosyal yapıyı koruma veya olduğu gibi sürdürme eğiliminde bulunan partilerin benimsedikleri görüş.

 

Ortanın solu : Ilımlı siyasi görüşe göre, sosyal alanla ilgili köklü değişimleri gerçekleştirmek çabasında bulunan partilerin benimsedikleri görüş.

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Ayakkab : Ayakkabı.

Yemeni : Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı.

Kösele : Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi. Bu deriden yapılan.

Diğer dillerde Ortamalı anlamı nedir?

İngilizce'de Ortamalı ne demek ? : common