Outdone türkçesi Outdone nedir
- Üstün gelmiş.
- Aşmış.
- Baskın çıkmış.
- Üstün.
Outdone ile ilgili cümleler
English: You've outdone yourself.
Turkish: Kendini geride bıraktın.
English: You've certainly outdone him.
Turkish: Sen kesinlikle onu yendin.
Outdone ingilizcede ne demek, Outdone nerede nasıl kullanılır?
Be outdone : Altta kalmak.
Outdo : -i bastırmak. -i çok geride bırakmak. Geçmek. Yenmek. Üstün gelmek. -i geçmek. Bastırmak. Üstün olmak. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Fark atmak.
Outdoes : Geçmek. Yenmek. Üstün olmak.
Outdoing : -i çok geride bırakmak. Yenmek. Üstün olmak. -i geçmek. Bastırmak. -i bastırmak. Fark atmak. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Üstün gelmek. Geçmek.
Outdoor : Açıkhava. Dışarıda. Yapı dışı. Dış. Açık hava. Açık havada. Bina dışı. Açık. Dışarıda yapılan. Dış mekan.
Outdate : Geçersiz kılmak. Bayatlamak. Modası geçmek.
Outdoor antenna : Dış anten. Harici anten.
Outdistances : Arkada bırakmak. Geride bırakmak (yarışta). Daha hızlı gitmek. Geride bırakmak. Daha ileri gitmek. Geçmek (koşuda). Geçmek.
Outdistanced : Geçmek. Geride bırakmak.
Outdoor gymnastics : Alan cimnastiği. Açık havada yapılan cimnastik alıştırmaları.
İngilizce Outdone Türkçe anlamı, Outdone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outdone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Atop : Daha iyi. Tepede. Üstünde. Üzerine. Üstte. Üstüne. Üzerinde.
Exquisite : Hassas. İnce bir güzelliğe sahip. Seçkin. Kibar. Şiddetli. Zarif. Aşırı. Muhteşem. Çok büyük (acı veya mutluluk). Keskin.
Ascendants : Yükselen. Ekliptiğin yükselen noktası. Nüfuzlu. Usul. Egemen. Hakim. Ufukta görünmeye başlayan. Etkin.
Final result : En son sonuç. Sonuç. Son sonuç.
Resultant : Sonuç olarak çıkan. Bir noktaya etkiyen, büyüklük ve yönleri ayrı, çeşitli kuvvetlerin net etkisini gösteren, belli yön ve büyüklükteki yöney. Çıkan. Sonuç. Sonuçta oluşan. -den doğan. Sonucunda ortaya çıkan. -den çıkan. Meydana gelen.
Eximious : Mükemmel. Güzide. Seçilmiş. Seçkin. Mümtaz. Seçme. Faziletli. Kusursuz.
Block out : Akıldan çıkarmak. Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak. Doldurma. Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Girmesini engellemek. Zihinden uzaklaştırmak. Taslak yapmak. Bloke etmek. Görmezden gelmek.
Separation : Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayrı olma. Aralık. Ayrılış. Hasretlik. Ayırma. Ayrılma. Boşluk. Firkat. Ayrışma.
Sketch : Bir dekorun taslak biçiminde ön hazırlığı. eskiz. Ön taslak. Taslak. Bir kent yönetiminin, kentin düzentasarı son biçimini alıp özeksel yönetimin onayına sunulmadan önce, gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için kent genel kuruluna yol göstermek amacıyla hazırladığı, düzentasarla önerilmekte olan gelişmenin başlıca özelliklerini belirten ve ilgili özeksel yönetim orunlarına ön olur için gösterilen taslağı. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Kabataslak resmini yapmak. Kabataslak çizmek. Kabaca açıklamak. Eskiz. Genellikle günlük yaşamdan alınmış bir konuyu en can alıcı çizgileriyle, dikkati çekici tiplerle, oldukça abartılmış olarak kısa bir süre içinde sunan, hızlı dizemli, espirili bir güldürü çeşidi.
Eminent : Ünlü (kişi). Yüce. Yüksek (yer). Saygın. Kolayca görünen. Yüksek. Ünlü. Yüksek rütbeli. Seçkin.
Outdone synonyms : just deserts, poetic justice, aftermath, distingue, choice, termination, extra, depict, deal, denouement, consequence, excelled, choicer, dominant, excellent, conclusion, ending, draw, worst, ascendantent, ascendent, advantageous, finish, decision, result, atop of, describe, ascendant, sequel, adumbrate, subsequence, euchred.
Outdone zıt anlamlı kelimeler, Outdone kelime anlamı
Beginning : Kaynak. Esas. İptida. İlk adım. Milad. Neşet. Baş. Menşe. Başlama. Başlangıç çekidi.
Interior : İçteki. İç kısım. İç dünya. Dahili. İç kesim. İç, iç taraf. iç tarafta bulunan. İçerideki. Ülke içi. İçerisi.
Indoor : Ev içi. Ev içinde yapılan. Kapalı mekan. İç mekanlarda kullanılan. İçeri. Bina içi. Yapı içi. İç mekanlara uygun. Ev içinde olan. İç mekanlarda yapılan.

Bu kısımda Outdone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outdone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outdone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outdone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.