Oval window türkçesi Oval window nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Oval delik.
  • Oval pencere.
  • Orta kulaktaki üzengi kemiği ile iç kulağı bağlayan söbe biçiminde, zarla kapalı üst delik. söbe pencere.

Oval window ingilizcede ne demek, Oval window nerede nasıl kullanılır?

Oval : Beyzi. Söbe. Yumurta biçiminde. Yumurta biçimli. Yumurtamsı. Oval. Oval şey. Sobe. Oval simetrik eğri.

Window : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Camekan. Pencere menüsü. Cam. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Gösteriş. Vitrin. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Pencere.

Ovalbumin : Yumurta albumini. Ovalbumın.

Ovalis : Ovalis. Oval, yumurtamsı, yumurta biçiminde olan.

Ovality : Ovallık. Ovallik.

Ovalness : Ovallik.

İngilizce Oval window Türkçe anlamı, Oval window eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oval window ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Foramen ovale : Geviş getirenlerde ve etçillerde a. ve v. meningea media ile n. mandibularis’in içinden geçtiği delik. kalbin gelişimi esnasında kulakçıklar arasında yer alan ve doğumla birlikte sol kulakçıkta basıncın artmasıyla kapanan delik. Yumurtamsı delik. Foramen ovale.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Oval window synonyms : abiotic factor, abambulacral area, a protein, abiotic environment, aardvarks, abramis zone, a chromosome.