Overlies türkçesi Overlies nedir

  • Üzerine yatmak.
  • Üzerini örtmek.

Overlies ingilizcede ne demek, Overlies nerede nasıl kullanılır?

Overlie : Üzerini örtmek. Üzerine yatmak.

Overlighting : Filme alınan konunun ya da görünçlüğün, yukarıda bulunan bir kaynaktan aydınlatılması durumu. alttan aydınlatmanın karşıtı. Üstten aydınlatma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Overliness : Üst çizgi. Üstünü çizgi.

Coverlid : Yatak örtüsü.

Coverlids : Yatak örtüsü.

Overlain : Üzerine yatmak. Üzerini örtmek.

Overland : Missouri eyaletinde şehir. Kara yoluyla. Karada. Karadan. Kara yolundan. Kara yolu ile yapılan. Karayolu ile yapılan. Kara.

Overladed : Aşırı yüklemek. Çok fazla yük yüklemek. Haddinden fazla yüklemek.

Overlander : Karadan giden.

Overlands : Kara yolundan. Kara yolu ile yapılan. Kara. Karada. Karadan. Kara yoluyla. Missouri eyaletinde şehir. Karayolu ile yapılan.

İngilizce Overlies Türkçe anlamı, Overlies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overlies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lie : Atmak. Palavra. Uzanmak. Kandırmak. Durmak. Yatmak. Yalan atmak. Yalan. Mideye oturmak. Yalan söylemek.

Overlay : Üstyazım. Üstüne kurulan. Üstüne çatmak. Katman. Kaplama. Üzerine sürmek. Yer paylaşmak. Örtü. Üstünü kaplamak.

 

Overlying : Üzerini örten. Üzerleyen. Kaplama.

Kill : Ahrete göndermek. Işık kaynaklarının çalışmasını kesmek. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Mahvetmek. Kesmek (ses veya ağrı vb). Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elini kana bulamak. Tahrip etme. Söndür.

Overlies synonyms : overlie, overlain.

Overlies zıt anlamlı kelimeler, Overlies kelime anlamı

Stand : Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Desteklemek. Direnmek. Durmak. Karşı koymak. Bulunmak. Kalmak. İhtiyaç duymak. Ayağa kalkmak. (teklif) geçerli olmak.

Sit : Burnunu sürtmek. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Olmak (imtihan). Sınava girmek. Oturuma katılmak. Kuluçkaya yatmak. Oturmak. Poz vermek. Tünemek. Tam oturmak.