Overruns türkçesi Overruns nedir

  • Yeniden dizgi yapmak.
  • Aşmak.
  • İstila etmek.
  • Fazla çalıştırmak (makine).
  • Haddini aşmak.

Overruns ingilizcede ne demek, Overruns nerede nasıl kullanılır?

Cost overrun : Bütçeyi aşmak. Fazla maliyet. Maliyetin tahmin edilen tutarı aşması.

Overrun : Kaplamak. Her tarafına yayılmak. Haddini aşmak. Yeniden dizgi yapmak. Bir makineyi çok işletmek. İstila etmek. Geçmek. İstila edip yağmalamak. Aşırı işlem.

Overrunning : Üzerinde tırmanma. İstila etmek. Haddini aşmak. Yeniden dizgi yapmak. Aşmak. Fazla çalıştırmak (makine). Fazla çalıştırma (makine vb).

Overrunning clutch : Aynı eksen üzerinde iç içe dönen iki parça arasında devinimi tek yönde ileten kavrama. Serbest tekerlek kavraması. Tek yönlü mekanik kavrama. Tekyönlü kavrama.

Overrule : Cerhetmek. Reddetmek. Yetkisini kullanarak başkasının kararını geçersiz kılmak. Yetkisini kullanarak başkasının kararını iptal etmek. Feshetmek. Geçersiz kılmak. İptal etmek. Hükmetmek. Bozmak. Hükümsüz bırakmak.

Objection overruled : İtiraz reddedildi. Tarafların bir tarafından sunulan itiraz kaydının mahkeme kabul etmiyor.

Overruled : Reddedildi (mahkeme). Hükmetmek. Reddetmek. Geçersiz kılmak. İptal etmek.

Overran : Her tarafına yayılmak. Bir makineyi çok işletmek. Uzamak. İstila edip yağmalamak. Aşmak. Haddini aşmak. Makine vb fazla çalıştırmak. Fazla çalıştırmak (makine). Kaplamak. Geçmek.

 

Overrating : Olduğundan fazla iyi saymak. Fazla önem vermek. Gözünde büyütmek. Fazla değer vermek. Büyütmek. Önemsemek. Gözde büyütmek. Olduğundan daha önemli saymak. Gereğinden fazla değer biçmek. Önemsiyor olmak.

Overruling : Hükmetmek. Feshetmek. Hükümsüz bırakmak. Geçersiz kılmak. Reddetmek. Bozmak. İptal etmek. Yetkisini kullanarak başkasının kararını geçersiz kılmak. Yetkisini kullanarak başkasının kararını iptal etmek. Cerhetmek.

İngilizce Overruns Türkçe anlamı, Overruns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overruns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infest : İstila etmek (fare). Kaplamak. (fare vb) istila etmek. Zarar vermek. Sarmak. Etrafı sarmak. Bürümek. İstila etmek (bit veya kurt veya fare). Doldurmak.

Overstep the mark : Çok ileri gitmek. Çizmeyi aşmak. Aşırı gitmek. Çok olmak. Su koyvermek. Çizgiyi aşmak.

Clears : Aydınlatmak. Dağılmak. Kapatmak. Temizlemek. Seyretmek (gemi). Ormanda alan açmak. Kazanmak. Kaldırmak. Gümrükten çekmek.

Be presumptuous : Haddini bilmemek.

Overrunning : Üzerinde tırmanma. Fazla çalıştırma (makine vb).

Encroaches : Hakkına tecavüz etmek. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Zarar vermek. İleri gitmek. Kötüye kullanmak. Tecavüz etmek. El uzatmak. Hakkında tecavüz etmek.

Irrupt : Basmak. Zorla girmek.

Encroach : Hakkına tecavüz etmek. Kötüye kullanmak. Hakkında tecavüz etmek. El uzatmak. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Tecavüz etmek. Zarar vermek. İleri gitmek.

 

Bestrode : İdare etmek. Her iki tarafında uzanmak. Üzerine binmek. Her iki tarafında bulunmak. Hükmetmek. Üzerinden geçmek. Her iki yakasında olmak. Ata biner gibi oturmak. Bacaklarını ayırarak binmek.

Overrun : Makine vb fazla çalıştırmak. Bir makineyi çok işletmek. Geçmek. Aşırı işlem. İstila edip yağmalamak.

Overruns synonyms : resetting, bestride, bestriding, be in excess of, exceeded, annex, go too far, be impertinent, cover, climb over, flood, defeat, invading, be beyond the pale, bestridden, invade, reset, overran, irrupts, bestrides, extravagate, infests, get the better of, cleared, invades, presume, irrupted, exceed, overcome, resets, occupy, defeats, defeating.