Overturn türkçesi Overturn nedir

Overturn ile ilgili cümleler

English: The vase on my desk overturned when I jumped up in surprise.
Turkish: Vazo sehpaya devrilince irkildim.

English: The angry mob overturned cars and smashed storefront windows.
Turkish: Öfkeli kalabalık, arabaları devirdi ve mağazaların önündeki camları kırdı.

Overturn ingilizcede ne demek, Overturn nerede nasıl kullanılır?

Overturned : Devirmek. Ters dönmüş. Devrik. Devrilmiş. Alabora olmak. Altüst etmek. Alabora olmuş. Ters dönmek. Devrilmek. Tersini çevirmek.

Overturning : Devirme. Altüst olma. Devrilme. Kendine hakim olma. Alt üst olma. Alabora. Aşırı dönme.

Overturns : Ters dönmek. Devirmek. Devrilmek. Tersini çevirmek. Altüst etmek. Alaşağı etmek. Çevirmek. Alabora olmak. Alabora etmek. Bozmak.

Be overturned : Alabora olmak.

Being overturned : Devrilme.

Overtures : Görüşme önerisi. Önerme. Görüşme teklifi.

Overt folklore : Gözle görülebilen halkbilim olay ve ürünleri, bk. halkbilim olayı, halkbilim ürünü. krş. özdeksel halkbilim, tinsel halkbilim, gizli halkbilim. Açık halkbilim.

Discoverture : Evlenmemiş kadın olma durumu (hukuk terimi). Kocasızlık.

Make overtures : Razı olduğunu göstermek.

 

Overtaken : Yetişip geçmek. Yetişen. Yakalamak. Bastırmak (yağmur vb). Yetişmek. Yetişmiş. Sollamak.

İngilizce Overturn Türkçe anlamı, Overturn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overturn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flop : Hiçbir sanat değeri taşımayan, düşük nitelikte film; başarısız film. Çırpınmak. Batmak. Başarısız olmak. Başarısızlığa uğramak. Güme gitmek. Düşürmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çöküvermek.

Down : Çabucak içmek. Düşürmek. Yıkmak. Yere yıkmak. Aşağısında. Boyunca. Aşağı. Bozuk. Çökmek.

Assemble : Toplanmak. Düzenlemek. Birleştirmek. Toplamak. Toplaşmak. Bir araya toplamak. Takmak. Toplantı yapmak. Çevirmek (bilgisayar).

Addling : Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Şaşırtmak. Çürük. Çürümek. Çürütmek. Kokmak. Cılk. Kokmak (yum.). Bozulmak.

Fall : Atışmak. Aşağı sallanmak. Güz. Yıkılma. Yağmak. Çöküş. Eğimli olmak. Başlamak. Azalma.

Topple over : Devrilip düşmek. Düşmek. Tekerlenmek. Yuvarlanmak. Tepetaklak düşmek. Düşürmek. Yıkılmak.

Addlings : Kafa karıştırmak. Bozulmak. Çürütmek. Çürümek. Cılk. Çürük. Kokmak. Kokuşturmak. Şaşırtmak.

Fall from : Yoldan çıkmak. Düşmek.

Debunks : Putları kırmak. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Gerçeği göstermek. Maskesini düşürmek. Foyasını meydana çıkarmak. Kirli çamaşırlarını dökmek. Madara etmek. Çürütmek. Açığa çıkarmak.

Bowl over : Şaşırtmak. Ağzı bir karış açık kalmak. Çarpıp düşürmek. Yere yuvarlamak. Vurup devirmek.

Overturn synonyms : tump over, change over, downed, bollixed, affect, keel over, debunk, abashing, besieges, turn over, bedevilled, overthrew, debunked, be overthrown, change to, capsize, capsizes, crumpling, bedevils, agitating, displace, bollix, annul, blow down, agitate, bedevil, capsized, move, flopped, turn turtle, be upset, capsizal, bend.

 

Overturn ingilizce tanımı, definition of Overturn

Overturn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an overturn of parties. The act off overturning, or the state of being overturned or subverted. To overset. To turn or throw from a basis, foundation, or position. Overthrow. As, to overturn a carriage or a building.