Overviews türkçesi Overviews nedir

  • Kuşbakışı.
  • Genel değerlendirme.
  • Kısaca gözden geçirme.
  • Tanıtma.
  • Gözden geçirmek.
  • Genel bakış.
  • Genel açıklama.
  • Genel taslak.

Overviews ingilizcede ne demek, Overviews nerede nasıl kullanılır?

Overview pages : Giriş sayfaları.

Overview : Genel taslak. Tanıtma. Genel değerlendirme. Kısaca gözden geçirme. Genel açıklama. Gözden geçirmek. Genel bakış. Kuşbakışı.

Overvaluation : Aşırı değer biçme. Aşırı değerleme. Aşırı değerlenme. Ulusal paranın aşırı değerlendirilmesi. Fazla değerleme. Değerinden fazla değer verme. Değerinden fazla kıymet verme. Gereğinden fazla değerleme. Aşırı değerlendirme.

Overvaluation of national currency : Ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin yükselmesi. krş. eksik değerlenmiş kur. Aşırı değerlenmiş kur.

Overvalue : Fazla kıymet biçmek. Fazla değer biçmek. Fazla değerlemek. Kıymetinden fazlasını değerlendirmek. Fazla değerlendirmek.

Overvoltage : Aşırı gerilim.

Overvalued : Fazla değerlendirilmiş. Aşırı değerlenmiş (kur vb). Aşırı değer biçilmiş. Fazla değer biçmek.

Overvalues : Fazla kıymet biçmek. Fazla değerlemek. Fazla değer biçmek. Kıymetinden fazlasını değerlendirmek. Fazla değerlendirmek.

Overvalued exchange rate policy : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini yüksek tutma politikası. krş. eksik değerlendirilmiş kur politikası. Aşırı değerlendirilmiş kur politikası.

 

Overvalued exchange rate : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin yüksek tutulması. krş. eksik değerlendirilmiş kur. Aşırı değerlendirilmiş kur. Aşırı değerlenmiş döviz kuru.

İngilizce Overviews Türkçe anlamı, Overviews eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overviews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Survey : Araştırmak. Bir kent ya da kasabanın düzentasarını hazırlamak için gerekli bilgilerin elde edilmesi amacıyla bilimsel yöntemlerle yapılan araştırma türü. Bakma. Etüt. Teftiş etmek. Haritasını çıkarmak. Göz gezdirmek. Araştırma.

General outlook : Genel beklenti veya olasılık. Belirsiz bakış açısı.

Examine : Eleştirmek. Denetlemek. Sorgulamak. Sınavdan geçirmek. İncelemede bulunmak. İrdelemek. İmtihan etmek. Sınamak. Sorguya çekmek.

Familiarisation : Birşeye alışma. Tanıtım. Birşeye aşina olma. İlan etme. Halka duyurma. Bir şeyi yaygın şekilde biliniyor hale getirme (ayrıca familiarization). Tanıma. Alıştırma. İyi uyum sağlayan olma süreci. Alışkanlık.

Introductions : Tanıştırma. Getirme. Takdim. Başlangıç. Giriş. Tanıtım. Önsöz.

Synoptic : Konuyu aynı yönden ele alan. Özet niteliğinde. Sinoptik. İlk üç incil ile ilgili.

Habituations : İtiyat. Habituasyon. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Alıştırma. Ülfet. Alışma. Alışkanlık. Ünsiyet.

Flick through : Bir dergiye vb gözatmak. Sayfaları birer birer çevirmek. Göz atmak.

 

Sum up : Değerlendirmek. Özetlemek. Anlamak. Özet çıkarmak. Kavramak. Toplamak. Bilgi toplamak. Araştırmak. Toparlamak. Özetlemek gerekirse.

Lead in : Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Kablosu. Giriş. Programı açış sözleri. İniş kablosu. Besleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir şeye girmek veya girişmek veya başlamak. Anten giriş teli.

Overviews synonyms : promotion, checks, general view, have a look at, synoptics, roundups, canvassed, canvass, check up, presentations, check up on, presentation, promo, summary, conspectus, examine into, roundup, birds eye, familiarization, familiarizations, introduction, check, panoramic, introducing, browse, surveys, bone up, critique, conspectuses, top view, canvasses, dip into, critiques.