Overvalued exchange rate policy türkçesi Overvalued exchange rate policy nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini yüksek tutma politikası. krş. eksik değerlendirilmiş kur politikası.
  • Aşırı değerlendirilmiş kur politikası.

Overvalued exchange rate policy ingilizcede ne demek, Overvalued exchange rate policy nerede nasıl kullanılır?

Overvalued : Aşırı değerlenmiş (kur vb). Fazla değer biçmek. Fazla değerlendirilmiş. Aşırı değer biçilmiş.

Exchange : Değiş-tokuş. Karşılıklı alıp vermek. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Takas etmek. Borsa. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Kambiyo. Değişim. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri.

Rate : Farzetmek. Gözü ile bakmak. Fiyat belirlemek. Kur. Değerlendirmek. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hız. Saymak. Layık olmak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt.

 

Policy : Plan. Sigorta sözleşmesi. İdare. Hareket tarzı. Önlem. Davranış biçimi. Siyaset. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. İlke.

Overvalued exchange rate : Aşırı değerlendirilmiş kur. Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin yüksek tutulması. krş. eksik değerlendirilmiş kur. Aşırı değerlenmiş döviz kuru.

Exchange rate policy : Kur politikası. Döviz kuru politikası. İktisadi koşullara göre hükümetlerin kurlarla ilgili olarak aldıkları kararlar bütünü. krş. sabit kur sistemi, esnek kur sistemi.

Undervalued exchange rate policy : Eksik değerlendirilmiş kur politikası. Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini düşük tutma politikası. krş. aşırı değerlendirilmiş kur politikası.

Real exchange rate policy : Gerçekçi kur politikası. Sabit ya da serbest dalgalanan döviz kuru sisteminde; ulusal paranın aşırı değerlenmesini önlemek amacıyla kurda sık sık ayarlamalar yapılmasına yönelik uygulamalar.

İngilizce Overvalued exchange rate policy Türkçe anlamı, Overvalued exchange rate policy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overvalued exchange rate policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Overvalued exchange rate policy synonyms : ability to pay principle, abnormal budget, a shift in demand, a shift in individual demand, a shift in supply, abolition of forced labour convention.