Survey türkçesi Survey nedir

  • Genel bakış.
  • Anketleme.
  • Etüt.
  • Sormaca.
  • Bir bölgenin veya nüfusun özel bir amaç için ayrıntılı muayenesi.
  • Göz gezdirmek.
  • Bakma.
  • Harita çizme.
  • Bir kent ya da kasabanın düzentasarını hazırlamak için gerekli bilgilerin elde edilmesi amacıyla bilimsel yöntemlerle yapılan araştırma türü.
  • İncelemek.
  • Muayene.
  • Tarama.
  • Anket yapmak için soru sormak.
  • Araştırmak.
  • Haritasını çıkarmak.
  • Mesaha etmek.
  • Gözden geçirmek.
  • Ölçme.
  • Araştırma.
  • Anket.
  • Ekonomi, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Tetkik.
  • İnceleme.
  • Teftiş etmek.

Survey ile ilgili cümleler

English: Ali is part of the survey team.
Turkish: Ali anket ekibinin bir parçası.

English: He ordered them to survey population growth.
Turkish: Onlara nüfus artışını araştırmalarını emretti.

English: A survey shows that many businessmen skip lunch.
Turkish: Bir araştırma birçok iş adamının öğle yemeğini atladığını göstermektedir.

English: A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Turkish: Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.

English: Their research used a survey method.
Turkish: Onların araştırması bir anket yöntemi kullandı.

Survey ingilizcede ne demek, Survey nerede nasıl kullanılır?

 

Survey data tabulation : Araştırma verileri tablolama.

Survey design : Anket planlaması. İnceleme tasarımı. Anket planı.

Survey instrument : Denetim aygıtı. Değişik doğal koşullarda toplam ışımetkinlik yeğinliğinin düzeyini denetlemeye yarayan aygıt. Tetkik cihazı. Kontrol cihazı. Araştırma cihazı. Kontrol aleti.

Survey method : Gözlem metodu. Anket yöntemi. Tarama listesi, görüşme vb. araçlardan yararlanarak var olan bir durumu en son özelliğiyle saptama amacını güden ve öğrencilerin başlıca eğilimlerini ortaya çıkarmaya, karşılaştırmalar yapmaya, sanılamaya yarayan bir araştırma yolu. Tarama yöntemi.

Survey methodology : Anketleme yöntembilimi. Araştırma metotları.

Survey of journalists : Muhabirlerin araştırması.

Survey report : Denetim raporu. İnceleme raporu. Gözlem raporu. Ekspertiz raporu.

Civic survey map : Bir kentin tümünün ya da bir bölümünün, nüfus yoğunluğu, açık alanlar, okullar, anayollar, dolaşım yoğunluğu gibi koşul ve özelliklerini gösteren harita. Kent haritası.

Steps in survey research : Araştırma aşamaları. Bir alan araştırmasında izlenen varsayım, tasarımlama, açıklama, örnekleme, gözlem aracını taslaklarına, oluşturma, öndeneme, gözlemci takımı yetiştirme, uygulama, denetleme, sınama, niceleme, işleme, çözümleme, yazımlama gibi belli başlı,süreçler.

Community survey : Bir yerel toplumun belli bir zamandaki toplumsal koşul ve kaynaklarını, türlü kuruluşlarından yararlanma yollarını, kurumsal uygulamalarını saptamak amacıyla yapılan olgusal inceleme. Çevre taraması.

İngilizce Survey Türkçe anlamı, Survey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Survey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Glances : Bakışlar. Parıldamak. Göz atmak. Bakıvermek.

Exploration : Dolaşma (keşifte bulunmak amacıyla). Eksplorasyon. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Varlığı bilinmeyen olgusal bir durumu ya da olgular arasındaki bir ilişkiyi açığa çıkararak bilgi konusuna dönüştürme. Laparotomi ve operasyonlarda iç organların elle muayenesi. Açınlayım. Sondaj. Açınsama.

Quested : Av izini aramak. Arayış. Soruşturma. Macera. Aramak. Tahkik. Arama.

Eyeing : Kuşkuyla bakmak. Süzmek. Gözetlemek. Dikkatle bakmak. İzlemek. Yakından seyretme. Süzme. Tek gözle ihtiyacını karşılama.

Reviews : Tekrar etmek (ders). Bir bakışta kavramak. Kritiğini yapmak. Geçmişi anmak. Gözden geçirmeler. İncelemeler. Denetim yapmak. Eleştirmek.

Delved : Derinlemesine araştırmak. Kazmak. Bellemek. Altüst ederek aramak. Arayıp taramak.

Study room : Çalışma odası.

Glance over : Üstünden şöylesine geçmek. Göz atmak. Hızla göz gezdirmek. Hızla göz atmak. Hızla okumak.

Surveying : Haritacılık. Topografya. Etüt etme. Nivelman. Arazi ölçme. Rölöve. Mesaha bilimi.

Bone up : Çok çalışmak. İneklemek. Bir sınav öncesi çok çalışmak. Sınava çalışmak.

Survey synonyms : synoptic, browse, compendia, crosshatch, appraise, critiques, hachures, quantification, disquisitions, exams, critique, study time, flick through, reviewing, compendiums, roundup, clinical examination, medical exam, etude, glance at, poll, questionnaire, review, attendance, combing, quest, audited, canvassed, analyses, enquiry, explorative, reconnoitered, check.

Survey ingilizce tanımı, definition of Survey

Survey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To overlook. To view with attention, as from a high place. As, to stand on a hill, and survey the surrounding country. The act of surveying. To inspect, or take a view of. A general view, as from above.