Pack in türkçesi Pack in nedir

  • (sigarayı veya alkolü vb) bırakmak.
  • İlgi çekmek.
  • Sarmak.

Pack in ile ilgili cümleler

English: Dan discovered Tugba's backpack in the woods.
Turkish: Dan, Tuğba'nın sırt çantasını ormanda buldu.

Pack in ingilizcede ne demek, Pack in nerede nasıl kullanılır?

Pack : Valiz toplamak. Sıkıştırmak. -i denk etmek. Paket. Deste (iskambil). Ambalajlamak. Kütle. Sarmak. Eşyalarını toplamak. Bavuluna koymak.

In : Gelmiş olan. İktidardaki. İç. İçine. Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen. Olarak. İçinde. Çok moda olan. Dahili.

Pack in case : Sandığa koymak.

Pack a gun : Bir silahı taşımak depolamak için yağlayarak saklamak veya korumak.

Pack a wallop : Yumruğu oturtmak. Güçlü bir etkisi olmak. (enerji vermek vb.) uçurmak.

Pack and go : Paketle ve gönder.

İngilizce Pack in Türkçe anlamı, Pack in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pack in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bundle : Bağ. Paket. Sepetlemek. Paldır küldür gitmek. Toplamak. Tıkıştırmak. Kundaklamak. Bohçalamak. Deste. Palas pandıras yollamak.

Brood over : Gütmek. Kuşatmak.

Arouse interest : Alaka uyandırmak. İlgi toplamak. İlgisini çekmek. Merak uyandırmak. Dikkatini çekmek. İlgi uyandırmak.

Bind : Yan çapraz. Engel olmak. Donmak (beton). Sargılamak. Yarayı sarmak. Biraraya getirmek. Bağlamak. Fazla sıkmak. Sarmak (çimento) tutmak.

 

Appeal : Başvurmak. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Çekmek. Temyize gitmek. Yardım ya da merhamet için yapılan rica. Üst mahkemeye başvurmak. Davayı temyiz etmek. Yalvarma. Çekim.

Begird : Kuşatmak. Çevirmek. Çevrelemek. Etrafını çevirmek.

Bandage : Dolamak. Sargı sarmak. Bağ. Bandajlamak. Sargı. Bağlamak. Bandaj. Koruyucu çember.

Draw interest : Faiz kazanmak. Parasının üzerine faiz elde etmek. Faiz getirmek. Faiz almak. İlgi görmek.

Batch : Bir pişimde pişirilenler. Toplu iş. Bir defada alınan miktar. Komşu. Küme. Bir fırın ekmek. Harman. Grup. Parça. Türküm.

Besets : Kuşatmak. Sıkıştırmak. Etrafını çevirmek. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak. Sıkıntı vermek.

Pack in synonyms : beset, draw attention, attract attention, bandaged, belt, spotlight, begirt, make a splash, brood, bundling, binds, bandages.