Pahıl nedir, Pahıl ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Elinden iş geldiği halde yapmayan, savsaklayan, tembel.

Cimri.

Bencil, kıskanç.

Bakla.

Ters, aksi.

[Bakınız: pahal].

Uğursuz.

Kıskanç.

Kinci.

Kötü yürekli.

Aksi, ters.

Engel.

Tembel, üşengeç.

Cimri.

Başkasına heveslenen, kıskanan (Erzincan Merkez).

Kıskanç.

Pahıl anlamı, tanımı

Pahıla : İyi ki, iyi oldu

Pahıllanmak : Kıskanmak, çekememek. Kıskanmak.

Pahıllık : Kıskançlık.

Pahıllık yapmak : Zarar vermek : Şu çocuk çok pahıllık yapıyor.

Erzincan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kıskanç : Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut.

Üşengeç : Çok üşenen, tembel, üşengen.

Uğursuz : Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Yürekli : Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr.

Savsak : İhmalkâr.

Kıskan : Cimri, pinti.

Bencil : Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist. Bencilik öğretisine inanan.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

 

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Pahal : Ters, aksi. Ağır, hantal.

Yürek : Kalp. Mide, karın, iç. Kupa. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.

Savsa : 1.Evecenlik, telaş. 2.Kuruntu. Çürümeye yüz tutmuş, çok olgun (meyve için). Başıboş, serseri. İvecenlik, tezlik. Coşku.

Kinci : Kindar.

Diğer dillerde Pahalı para politikası anlamı nedir?

İngilizce'de Pahalı para politikası ne demek ? : dear money policy