Pahal nedir, Pahal ne demek

Pahal; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Yerel Türkçe anlamı:

Elinden iş geldiği halde yapmayan, savsaklayan, tembel.

Ters, aksi: İşim pahal gitti.

Cimri

Bencil, kıskanç.

İnatçı. 5.Hain.

Cimri.

[Bakınız: pahıl-4]

Aksi, ters.

[Bakınız: pahıl]

Dokuma tezgâhlarının iki yanına asılan ortası delikli yuvarlak taş.

Pahal ile ilgili Cümleler

  • Onu pahalı hediye yağmuruna tuttu.
  • Pahalı bir araba almayı göze alamam.
  • Pahalı, her zaman pahalı olmayandan daha iyi değildir.
  • Pahalı bir restoranda rahatsız hissettim.
  • Biz pahalı mücevherler takıyoruz.
  • O senin için çok pahalı mı?
  • Pahalı bir bıçağı yanlışlıkla çöpe attım.
  • Konser biletleri genellikle oldukça pahalıdır.
  • Şunlar şimdiye kadar gördüğün en pahalı ayakkabılar.
  • Pahalı bir araba bir statü sembolüdür.
  • Pahalı bir mücevhere sahip değilim.
  • Akşam yemeği pahalıydı.
  • Pahalı bir gerdanlık takıyor.
  • Sığır eti, tavuktan daha pahalıdır.

Pahal kısaca anlamı, tanımı:

Pahal gibi : Aksi gibi.

Paha : Değer, fiyat, eder.

Pahalanma : Pahalanmak işi.

Pahalanmak : Pahalı duruma gelmek, fiyatı artmak, pahalılaşmak.

Pahalı : Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı.

Pahalıca : Biraz pahalı.

Pahalılaşma : Pahalılaşmak işi.

Pahalılaşmak : Pahalanmak.

Pahalılık : Fiyatların genel olarak yükselmesi, fiyat artışı. Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu.

 

Pahalıya gelmek : Yüksek fiyattan almak.

Pahalıya patlamak : Çok para, özveri, emek gerektirmek. zarara, sıkıntıya yol açmak. kolay elde edilememek.

Astarı yüzünden pahalı olmak : Bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak.

Hayat pahalılığı : Yiyecek, içecek, giyecek vb. geçim maddelerinin pahalı olması.

Pabuç pahalı : Herhangi bir durum veya girişilen işin sonunda zararlı çıkma ihtimali bulunduğunu belirten bir söz. birinin uğraşmaya kalktığı kimsenin, kendinden güçlü çıkması durumunda söylenen bir söz.

Ucuz alan pahalı alır : "ucuz olan mal çabuk eskir, pahalıya alınmış gibi olur" anlamında kullanılan bir söz.

Ucuz pahalı dememek : Yüksek veya düşük fiyatlı olduğuna bakmamak.

Ucuzdur vardır illeti pahalıdır vardır hikmeti : "ucuz şeylerin ucuzluğuna tamah etmemeli, pahalı şeylerin de pahalılığından korkulmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Ters : Hayvan pisliği. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Bir şeyin aksi, karşıtı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz.

Aksi : Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz. Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi.

Hantal : İşi, davranışları kaba ve yavaş. Kocaman, iri, kaba.

Ağır : Kısık, alçak. Değeri çok olan, gösterişli. Ağırbaşlı, ciddi. Davranışları yavaş olan. Sindirimi güç (yiyecek). Ağır sıklet. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Yavaş. Keskin, boğucu (koku). Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Sıkıntı veren, bunaltan. Ciddi. Yoğun. Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Yavaş bir biçimde. Çapı, boyutu büyük. Çetin, güç.

 

Pahalandırma : Pahalandırmak işi.

Pahalandırmak : Pahalanma işini yaptırmak.

Pahalı para : Yüksek faiz oranından sağlanan kredi. bk. pahalı para politikası

Pahalı para politikası : Faiz oranını yükselterek kredi miktarını azaltmayı hedefleyen daraltıcı para politikası.

Pahalılanma : Pahalılanmak durumu.

Pahalılanmak : Pahalanmak.

Pahalılaştırma : Pahalılaştırmak işi.

Pahalılaştırmak : pahalılaşma işini yaptırmak.

Pahalıya patlamak : çok para, özveri, emek gerektirmek, kolay elde edilememek veya zarara, sıkıntıya yol açmak. İlgili cümle: "“Bir tecrübe geçirmek, sana müthiş pahalıya mal oldu.”" P. Safa. “Bu gözü peklik, bu aşağılık anlaşma bana pahalıya patlayabilir.” -İ. Aral.

Pahallanmak : Karışıklık çıkarmak, ara bozmak. Uğraştırılmak, oyalanmak.