Painfulness türkçesi Painfulness nedir

Painfulness ingilizcede ne demek, Painfulness nerede nasıl kullanılır?

Painful sensation : Üzücü duygu.

Painful : Yorucu. Ağrıtan. Zahmetli. Zor. Istırap. Acı veren. Eziyetli. Ağrılı. Üzücü. Acı.

Painfuller : Üzücü. Zahmetli. Istırap. Eziyetli. Zor. Yorucu. Acıca. Ağrılı. Can sıkıcı. Sancılı.

Painfully : Acı vererek. Acı acı.

Effect painfully : İçine işlemek.

Effecting painfully : İçine işleme. İçine işleyen.

İngilizce Painfulness Türkçe anlamı, Painfulness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Painfulness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heartaches : Üzüntü. Kalp ağrısı. Acı. Gönül yarası. Dert. Aşk yarası. Keder.

Heartache : Kalp ağrısı. Dert. Keder. Gönül yarası. Acı. Aşk yarası. Üzüntü.

Heartbreak : Hicran yarası. Kalp yarası. Acı. Derin üzüntü. Büyük acı. Keder. Kalp kırıklığı. Gönül yarası.

Unpleasantness : Kavga. Nahoşluk. Tatsızlık. Hoş olmayan durum.

Agony : Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. Şiddetli acı. Acı. Acı çekme. Şiddetli ıstırap. Kıvranma. Izdırap. Sancı. Can çekişme. İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni.

 

Agonies : Acı. Izdırap. Şiddetli acı. Can çekişme. İsa'nın son ıstırapları. Acı çekme. Şiddetli ıstırap. Kıvranma. Agoni.

Distress : Haczetmek. Istırap vermek. Izdırap. Tehlike. El koymak. Haciz. Sıkıntıya sokmak. Dert. Acı.

Anguish : Şiddetli ıstırap. İçdaralması. Keder. Elem. Eza. Manevi ıstırap. Acı. Izdırap. Şiddetli acı.

Achiness : Ağrılı olma. Acılık.

Disutility : Olumsuz fayda. Fayda vermeme. Ters tepen olma durumu. Faydasız oluş. Elem. Aşırı doymuşluk. Faydasızlık. Amaca zararlı olma durumu. Fayda vermeyen.

Painfulness synonyms : distressingness, growing pains, afflictions, suffering, feeling, anxiousness, affliction, mental anguish, excruciation, quality, anguishing, grief, pain, sharpness, hurt, anguishes.

Painfulness zıt anlamlı kelimeler, Painfulness kelime anlamı

Pleasure : Sevinç. Haz. Kıvanç. Zevk. Keyif. Eğlence. Memnuniyet. İrade. İstek. Lezzet.

Pleasantness : Hoşa giden şey. Zevk. Hoşluk. Hoşa gitme. Memnuniyet. Memnuniyetlik. Tatlılık. Güzellik.