Painting türkçesi Painting nedir

  • Nakkaşlık.
  • Yağlı boya resim.
  • Resim.
  • [#boya Boyama] resim.
  • Kuklanın boyanma işi.
  • Yağlıboya resim.
  • Boyama.
  • Badanacılık.
  • Ressamlık.
  • Resim sanatı.
  • Tablo.
  • Kukla boyama.
  • Keste.

Painting ile ilgili cümleler

English: Ali got paint on his shirt while he was painting the fence.
Turkish: Ali çiti boyarken gömleğine boya bulaştırdı.

English: Ali didn't want Mary to see his painting until it was done.
Turkish: Ali bitene kadar Mary'nin tablosunu görmesini istemiyordu.

English: Ali figured it would take him a full day to finish painting the garage.
Turkish: Ali garajı boyamayı bitirmenin onun bir gününü alacağını düşündü.

English: Ali and his friends spent the afternoon painting the barn.
Turkish: Ali ve arkadaşları öğleden sonrayı ahırı boyayarak geçirdi.

English: Ali didn't intend to spend so much time painting the fence.
Turkish: Ali çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.

Painting ingilizcede ne demek, Painting nerede nasıl kullanılır?

Painting in oil : Yağlıboya resim yapma.

What period is this painting from : Bu resim hangi döneme ait.

Abstract painting : Tam olarak konusunu temsil etmeyen. Soyut yöntemle yapılmış olan resim. Soyut resim.

Action painting : Hareket resmi. Boyanın tuval üzerine döküldüğü veya atıldığı resim yapma tekniği.

 

Body painting : Gövde boyama. Temelinde dinsel ve büyüsel öğeler yatan ve yas, savaş, bayram, erginleme ve geçiş törenleri sırasında her renge başka bir anlam vererek gövdeyi boyama.

Lacquer painting : Lake boya. Lake. Vernikli boya.

Landscape painting : Peyzaj resim. Peyzajcılık.

Vase painting : Vazo resmi.

Calendar painting : Gerçek sanatsal değerden yoksun görsel çekici resim (güzel sanatlar). Takvim resmi.

Spray painting : Püskürtmeli boyama.

İngilizce Painting Türkçe anlamı, Painting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Painting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dye : Renközü. Boya ile boyamak. Kumaş boyası. Boyanabilmek. Renk. Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boya. Boya maddesi. Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Nude : Hükümsüz. Çıplak resmi. Çıplaklık. Çıplak insan vücudu. Geçersiz. Çıplak. Ten rengi. Nü. Çıplak kimse.

Effigy : Temsili kukla. Şekil. Büst. Suret. Tasvir. Heykel.

Watercolour : Akvarel. Suluboya resim. Suluboya.

Abstraction : Soyutlama. Zihnin, gerçekte ayrı ve başlı başına bir varlığı ya da özelliği olmayan bir şeyi, bağımsız olarak ya da öteki özelliklerden ayırarak düşünmesi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir bütünün bir niteliği, bir ilişkisi üzerinde özellikle durup, öbür öğelerini göz önünde bulundurmama.

Beaux arts : Güzel sanatlar. Güzel sanatlar (resim, heykeltıraşlık vs).

Artistic creation : Sanatsal yaratıcılık.

Wall painting : Duvar boyası. Duvar resmi. Fresk.

 

Landscape : Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü. Yatay. Bahçeyi düzenlemek. Görünüm. Araziyi düzenlemek. Kır manzarası. Peyzaj. Havali manzarası. Bahçe düzenlemek. Bilgisayar, coğrafya alanlarında kullanılır.

Waterscape : Deniz manzarası. Su manzarası.

Painting synonyms : sand painting, nude painting, graphic art, finger painting, trompe l'oeil, pentimento, coloring, oils, monochrome, dipping, fresco, duty, icon, colouration, dues, illustration, fine arts, dyed, illumination, image, figure, water color, artistic production, diagramed, colorations, colouring, dyeing, daub, coloured, due, drawing, tanka, watercolor.

Painting ingilizce tanımı, definition of Painting

Painting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or employment of laying on, or adorning with, paints or colors.