Paintings türkçesi Paintings nedir

  • Ressamlık.
  • Boyama.
  • Yağlıboya resim.
  • Nakkaşlık.
  • Boyama resim.
  • Badanacılık.
  • Resim sanatı.
  • Resim.
  • Tablo.
  • Yağlı boya resim.

Paintings ile ilgili cümleler

English: Ali enjoyed looking at the paintings hanging on Mary's wall.
Turkish: Ali Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.

English: He hopes to exhibit his paintings in Japan.
Turkish: Resimlerini Japonya'da sergilemeyi düşünüyor.

English: Ali donated three paintings to the museum.
Turkish: Ali müzeye üç tablo bağışladı.

English: Do these paintings appeal to you?
Turkish: Bu resimler seni cezbediyor mu?

English: After his death, his paintings were hung in the museum.
Turkish: Ölümünden sonra tabloları müzede sergilendi.

Paintings ingilizcede ne demek, Paintings nerede nasıl kullanılır?

Cave paintings : Kaya resmi. Mağara resmi. Mağara resimleri. Mağaraların tavanlarına, duvarlarına yapılan, konu olarak insanı, hayvanı, avı ve savaşı alan, genellikle dinsel ve büyüsel amaca yönelik ilkel resimler.

Exhibit paintings : Resimleri sergilemek. Bir resmi toplumun görebileceği şekilde sergilemek (bir müzede, galeride, vb.).

Painting in oil : Yağlıboya resim yapma.

What period is this painting from : Bu resim hangi döneme ait.

Abstract painting : Soyut resim. Soyut yöntemle yapılmış olan resim. Tam olarak konusunu temsil etmeyen.

 

Vase painting : Vazo resmi.

Oil painting : Yağlıboya. Yağlıboya tablo. Yağlıboya resim yapma. Yağlıboya resim. Yağlı boya resim. Yağlı boya tablo.

Landscape painting : Peyzaj resim. Peyzajcılık.

Action painting : Hareket resmi. Boyanın tuval üzerine döküldüğü veya atıldığı resim yapma tekniği.

Spray painting : Püskürtmeli boyama.

İngilizce Paintings Türkçe anlamı, Paintings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paintings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstraction : Zihnin, gerçekte ayrı ve başlı başına bir varlığı ya da özelliği olmayan bir şeyi, bağımsız olarak ya da öteki özelliklerden ayırarak düşünmesi. Soyutlama. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir bütünün bir niteliği, bir ilişkisi üzerinde özellikle durup, öbür öğelerini göz önünde bulundurmama.

Oil painting : Yağlı boya tablo. Yağlıboya resim yapma. Yağlıboya tablo. Yağlıboya.

Monochrome : Tek renkli resim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli bir dalga boyunda olan (ışık). Tek renkli.

Drawing : Kroki. Keşidecinin değerli kağıtları düzenleme işlemi. Tersim. Resim çizme sanatı. Eskiz. Resim taslağı. Çizgi. Çizim. Çizme.

Watercolor : Suluboya resim. Akvarel. Suluboya.

Eikon : Heykel. Suret. Büst. Aykon. İkon. Tasvir. Şekil.

Dues : Ödenti. Ücret. Vergi. Aidat. Resmi vergiler. Harç.

Figure : Beden yapısı. Boy. İfade etmek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Anlamı olmak. Saymak. Figür. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Süslemek. Sayar.

Cityscape : Şehrin görüntüsü. Kentsel peyzaj. Şehir manzarası. Şehir fotografı veya şehir resmi.

 

Painting : Kukla boyama. Kuklanın boyanma işi. Keste.

Paintings synonyms : nude painting, sand painting, finger painting, graphic art, pentimento, trompe l'oeil, dyeing, illustrations, duty, scene, ikon, tableau, seascape, illustration, coloring, impost, fresco, effigies, tableaux, colourings, beaux arts, illumination, nude, daub, picture, dyed, artistic production, coloration, artistic creation, distemper, colouring, tableaus, impasto.