Palliated türkçesi Palliated nedir

  • Teskin etmek.
  • Dindirmek.
  • Yatıştırmak.
  • Hafifletmek (hastalık veya zorluk vb'ni).
  • Örtbas etmek.
  • Önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni).
  • Hafifletmek.
  • Mazur göstermek.

Palliated ingilizcede ne demek, Palliated nerede nasıl kullanılır?

Palliate : Hafifletmek (hastalık veya zorluk vb'ni). Önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni). Mazur göstermek. Yatıştırmak. Örtbas etmek. Hafifletmek. Teskin etmek. Dindirmek.

Palliates : Hafifletmek (hastalık veya zorluk vb'ni). Önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni). Dindirmek. Hafifletmek. Mazur göstermek. Teskin etmek. Örtbas etmek. Yatıştırmak.

Palliating : Teskin etmek. Hafifletmek. Dindirmek. Örtbas etmek. Önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni). Yatıştırmak. Mazur göstermek. Hafifletmek (hastalık veya zorluk vb'ni).

Palliation : Mazur gösterme. Palyasyoni. Örtbas etme. Hafifletme. Palyasyon amacıyla yapılan bakım.

Palliations : Örtbas etme. Palyasyoni. Hafifletme. Palyasyon amacıyla yapılan bakım. Mazur gösterme.

Pallid swift : Boz ebabil. Kuşlar (aves) sınıfının, sağanlar (apodiformes) takımının, sağangiller (apodidae) familyasından, yuvalarını bina yarık ve çatlaklarına yapan, güneydoğu anadolu ve ege bölgesinin kuzey taraflarında kuluçkaya yatan, böceklerle beslenen, göçmen bir tür. kül rengi sağan. Boz sağan.

 

Palliative : Geçici çare. Hastalık belirtilerini iyileştirmeksizin geçici olarak hafifleten veya ortadan kaldıran ilaç veya yöntemler. Geçici. Yatıştırıcı. Palyatif. Hafifletici. Özür kabilinden. Hafifletici (hastalık). Hafifletici (medikal tıp terimi).

Palliative therapy : İlaçlarla hastalığın nedenini ortadan kaldırmadan semptom ve belirtilerini ortadan kaldıran tedavi biçimi, semptomatik tedavi. Palyasyon tedavisi. Palyatif tedavi.

Palliative effect : İlacın hastada nedene yönelik tedavi sağlayamaması, bazı belirtileri hafifletici veya ortadan kaldırıcı etki oluşturması. Palyatif etki.

Pallid : Soluk. Silik. Donuk. Solgun. Benzi atmış. Sönük.

İngilizce Palliated Türkçe anlamı, Palliated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palliated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissemble : Gizlemek. (gerçek duygularını) gizlemek. Görmezlikten gelmek. (gerçeği) gizlemek. Saklamak. Görmemezlikten gelmek. Gerçeği gizlemek. Duygularını gizlemek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek.

Burked : Boğmak. Bastırmak. Susturmak. Ölmüş.

Extenuates : Ciddiye almamak. Azaltmak. Hafife almak. Cezayı hafifletmek. Eksiltmek.

Ease : Taşımak. Refah. Dikkatle yerleştirmek. Ağrıdan kurtarmak. Rahatlatmak. Huzur. Rahat. Kolaylaştırmak.

Legitimizing : Haklı çıkarmak. Yasallaştırma. Babası olduğunu onaylamak. Meşrulaştırma. Haklı çıkarma. Tanımak. Onaylamak. Yasal hale getirmek.

Abating : Azaltmak. Azalma. Hafifleme. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yatıştırma. Azaltma. Dindirme. Hafiflemek.

 

Alleviating : Azaltmak. Bastırmak.

Lull : Yatışmak. Uyuşturmak. Cansızlık. Hareketsizlik. Hareketsizleşmek. Uyutmak. Rehavete kapılmak. Rahata düşmek.

Attemper : Yumuşatmak. Uydurmak. Dengelemek (ısı). Sertliğini gidermek. Tavlamak.

Allays : Sakinleştirmek. Gidermek. Bastırmak. Azaltmak.

Palliated synonyms : soothe, lulling, covered up, assuaged, alleviate, covering up, conceals, comfort, blanketed, legitimise, excuses, calmed, burke, apologize, appeasing, abated, appease, assuage, extenuate, legitimizes, rationalize, alleviated, abate, extenuated, attempered, legitimize, cover up, allayed, excuse, legitimating, calmer, abates, cloaking.

Palliated zıt anlamlı kelimeler, Palliated kelime anlamı

Worsen : Kötüleşmek. Fenalaşmak. Daha da kötüleştirmek. Gerilemek. Daha da kötü olmak. Kötüleşmek (hasta). Daha da kötüleşmek. Kötüleştirmek. Kötüye gitmek. Daha kötü bir hale getirmek.

Irritate : İptal etmek. Tahriş etmek. Tırmalamak. Rahatsız etmek. Gıcık etmek. Azdırmak. Tahrik etmek. Sinirlendirmek. Kaşındırmak. Sinirini bozmak.

Endogamous : Birinin belirli bir grub veya kabile içerisinde evlenmesi. Kabile içinde evlenen. Kapalı grup veya toplum evliliği. Akrabasıyla evlenen.

Palliated antonyms : exogamous.