Palliative effect türkçesi Palliative effect nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Palyatif etki.
  • İlacın hastada nedene yönelik tedavi sağlayamaması, bazı belirtileri hafifletici veya ortadan kaldırıcı etki oluşturması.

Palliative effect ingilizcede ne demek, Palliative effect nerede nasıl kullanılır?

Palliative : Özür kabilinden. Geçici. Hafifletici. Oyalayıcı. Yatıştırıcı. Palyatif. Hafifletici (medikal tıp terimi). Hafifletici (hastalık). Geçici çare.

Effect : Sonuca vardırmak. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Etkisi olmak. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Gerçekleştirmek. Etki etmek. Yerine getirmek. Meydana getirmek. Başarmak.

Palliative therapy : İlaçlarla hastalığın nedenini ortadan kaldırmadan semptom ve belirtilerini ortadan kaldıran tedavi biçimi, semptomatik tedavi. Palyatif tedavi. Palyasyon tedavisi.

Palliatives : Özür kabilinden. Hafifletici. Hafifletici (hastalık). Geçici. Yatıştırıcı. Hafifletici şey. Palyatif. Oyalayıcı. Geçici çare.

 

Added worker effect : Hanehalkından birinin işsiz kalması yüzünden hanehalkının diğer bireylerinin emek sunumunu artırmaları. Ek çalışan etkisi.

Additive effect : Toplamsal etki. Arttırıcı etki.

İngilizce Palliative effect Türkçe anlamı, Palliative effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palliative effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdomen : Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Karnın altı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Palliative effect synonyms : abdominal pain, a dna, abaxial, a amplitude mod, abamectin, a c syndrom.