Paralanmak nedir, Paralanmak ne demek

  • Parasızken para elde etmek.
  • Parça parça olmak
  • Bir işte çok çaba ve özen göstermek.
  • Sıkıntı ve üzüntü içinde, olmayacak bir işle uğraşmak, didinmek.

Diğer sözlük anlamları:

Parçalanmak.

Paralanmak tanımı, anlamı:

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

İçi paralanmak : Birine acıyarak çok üzülmek.

Parça : Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.

Sıkıntı : Bulunmama durumu. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Sorun, mesele, sendrom, problem. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet.

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Uğraşmak : Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Birine kötü davranmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek. Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Savaşmak.

 

Didinmek : Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.

Çaba : Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Etmek : Kötülükte bulunmak. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Bir işi yapmak.

Olmak : Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sarhoş olmak. Uymak, tam gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sürdürmek, yürütmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Yol açmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bulunmak.

Diğer dillerde Paralanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Paralanmak ne demek? : to be torn to pieces; to strain every nerve; to get money, to become rich

Rusça'da Paralanmak : v. разрываться, разбиваться, терзаться, надрываться, разбиться, надорваться