Parody türkçesi Parody nedir

  • Parodi oynamak.
  • Gülünç bir taklit.
  • Parodi.
  • Parodi yazmak.
  • Parodisini yazmak.
  • Gülünçleme.
  • Gülünç bir taklidini yapmak.
  • Taklidini yapmak.
  • Adi kopye.
  • Ciddi olduğu varsayılan bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü koşutlukları koruyarak alaya alan, biçimini bozmadan ona bambaşka bir içerik vererek, özle biçim arasındaki bu karşıtlıktan gülünç ve eleştirel etkiyi var eden oyun biçimi.

Parody ingilizcede ne demek, Parody nerede nasıl kullanılır?

Parody riddle : Yapay bilmece. Bir bilmecenin diğer bir bilmeceyle karıştırılması sonucunda geleneksel yapısı bozulduğu gibi ilk çözüm biçimi de değişen bilmece, bk. gerçek bilmece.

Mere parody of : Bozuntusu.

Parodying : Parodisini yazmak. Parodi. Parodi oynamak. Gülünç bir taklidini yapmak. Taklidini yapmak. Gülünçleme. Parodi yazmak. Gülünç bir taklit.

Parodic : Parodik. Parodi. Parodi özelliğine sahip. Gülünç.

Parodied : Parodisini yazmak. Parodi. Parodi oynamak. Parodi yazmak. Gülünç bir taklit. Gülünç bir taklidini yapmak. Taklidini yapmak. Gülünçleme.

Parochiality : Dar görüşlülük.

Parochial : Sınırlı. Dar (görüş). Bir kilise ve papazının sorumlu olduğu mahalleye veya semte ait. Darkafalı. Bölge kilisesine bağlı. Dar görüşlü. Dar. Mahalli. Dar (görüşlü).

 

Parodies : Parodi oynamak. Taklidini yapmak. Parodiler.

Parol contract : Şifahi sözleşme. Sözlü antlaşma. Sözlü akit. Sözlü anlaşma. Şifahi akit.

Parochialism : İnsanların etraflarındaki durumu kendi görüş açılarından görmeleri. Dar görüşlülük. Cemaat sistemi.

İngilizce Parody Türkçe anlamı, Parody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burlesque : Taşlama. Alay etmek. Hicvetmek. Hicviye. Vodvil tiyatro. Taklit ederek alay etmek. Burlesk. Kalın çizgili, kişileri ve olayları karikatürleştirerek veren ve çoğu kez verici, taşlayıcı, abartılı güldürü. «şakacı» sözcüğünden gelir. abd'de bu tür, kaba saba ve açık saçık bir gösteri durumunu almıştır. Alaylı taklit. Alaya alma.

Imitate : Örnek almak (birini). Taklit yapmak. Öykünmek. Benzetmek. Andırmak. Örnek almak. Benzemek. Taklit etmek.

Fudging : Abartmak. Geçiştirmek. Kesin bir tavır almamak. Yarım yamalak yapmak. Uydurmak. Sözünü tutmamak. Sınırı aşmak. Sahtekarlık yapmak. Kaçınmak.

Travesty : Hezel. Taklit. Komik taklidini yapmak. Karikatür. Gülünç bir hale sokmak. Özü değiştirmeden biçimi değiştirip gülünç duruma getiren yazın türü. italyanca «travestira», yani «kılığa bürünmek» deyiminden kaynaklanır. Gülünç veya rezil duruma düşürmek. Alay. Gülünç taklit.

Forge : Yapmak. İşlemek. Uydurmak. Yaratmak (edebi). İlerlemek. Dövmek. Biçim vermek. Düzenlemek. Demir dövmek.

Imitating : Andırmak. Taklit etmek. Benzetmek. Örnek almak.

Skit : Dokundurma. Şaka. Hicivli yazı. Skeç. Esprili iğneleme. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır.

 

Act : Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Hareket etmek. Rol oynamak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Yapmak. Etki etmek. -e etkimek. Edim.

Charade : Sessiz sinema oyunu. Saçmalık. Maskaralık. Taklit yaparak güldürme. Zırva.

Travesties : Karikatür. Hiciv. Gülünç taklit. Alay. Komik taklidini yapmak. Gülünç veya rezil duruma düşürmek. Hicvetmek. Taklit.

Parody synonyms : sendup, aping, fudged, represent, caricature, impersonation, travestied, takeoffs, fudges, aped, forges, parodic, fudge, lampoon, impersonate, parodied, play, ape, impersonated, imitates, imitation, put on, parodies, takeoff, pasquinade, apes, skits, travestying, parodying, impersonates, mockery, spoof.

Parody ingilizce tanımı, definition of Parody

Parody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A writing in which the language or sentiment of an author is mimicked. To write a parody upon. Travesty. To burlesque. Especially, a kind of literary pleasantry, in which what is written on one subject is altered, and applied to another by way of burlesque.