Parpıslamak nedir, Parpıslamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Biber, patlıcan ve benzerleri sebzeleri ateşte az pişirmek, börttürmek.

Parpıslamak anlamı, tanımı

Parpı : Hastalanan insan ya da hayvanları, ocak denilen kimselerce, ev ilaçlarıyla ve okuyarak iyileştirme işlemi. Paylama. Dayak. Hak edilen kötü son, ceza. Korku, korkulu durum, sıkıntı. Korkutma, gözdağı. Sopa. Hasta insan ya da hayvanı ocak denilen kimselere okutarak ya da ev emleriyle iyileştirme. Fundalık

Börttürmek : Börtme işi yaptırılmak.

Börttürme : Börttürme işi.

Pişirmek : Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Olgunlaştırmak. Çalışarak öğrenmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek.

Patlıcan : Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

Pişirme : Pişirmek işi.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

 

Biber : Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

Pişi : Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı. [Bakınız: bişi].

Bört : Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Parotoit bezi anlamı nedir?

İngilizce'de Parotoit bezi ne demek ? : parotoid gland