Patlıcan kebabı nedir, Patlıcan kebabı ne demek
- Küçük küçük doğranmış kemiksiz koyun etinin domates, patlıcan, soğan karışımıyla birlikte kısık ateşte pişirilmesinden sonra karabiber, yenibahar ve tuz eklenip orta sıcaklıktaki fırında pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek türü

Patlıcan kebabı hakkında bilgiler
Patlıcan kebabı, Şanlıurfa yöresine ait olan ve özellikle yaz aylarında tüketilen kebaplardan biridir.
Patlıcanlar alaca soyulup yuvarlak dilimler halinde doğranır. Üzerine tuz serpilir, acı sularının süzülmesi için 60 dk bekletilip bol suda yıkanır ve kurumaya bırakılır. Patlıcanlar bir tavada zeytinyağı ile kızartılır. Kızartılan patlıcanlar tavadan çıkarılıp bir tepsi içerisine dizilir.
Diğer yanda kuşbaşı et bir tencereye konup çekinceye dek karıştırılır ve suyunu çektiğinde 1 çorba kaşığı zeytinyağında hafifçe kızartılır. Tepsiye önceden dizilen patlıcanların üzerine düzgün bir şekilde boşaltılır.
Salça sosu için domateslerin kabuğu soyulup çekirdekleri çıkarıldıktan sonra çok ince bir şekilde kıyılır, üzerine baharat ve tuz eklenir. Daha sonra, margarinle tavada salça kıvamına gelene dek pişirilip tepsideki malzemenin üzerine dökülür. Ardından karışıma et suyu da katılıp orta dereceli ateşte 10-15 dk pişirilir ve üzerine maydanoz serpip servis edilir.
Patlıcan kebabı tanımı, anlamı:
Domates : Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü. Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum).
Patlıcan : Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü. Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena).
Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
Ateş : Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Patlayıcı silahların atılması.
Orta : Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne büyük ne küçük, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Orantı. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. İyi ile kötü arasındaki durum. Yeniçeri Ocağında tabur. Ne uzun ne kısa, midi. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.
Küçük : Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Niceliği az olan. Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Kemiksi : Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi.
Koyun : Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Kollar arası, kucak. Göğüsle giysi arası. Koruyucu, şefkatli çevre.
Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.
Birlik : Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir arada olma durumu, vahdet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük.
Kısık : Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı). Boğuk, güçlükle çıkan (ses). Kanyon. Kısılmış olan.
Pişirilme : Pişirilmek işi.
Şanlıurfa : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bu kısımda Patlıcan kebabı nedir? Patlıcan kebabı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Patlıcan kebabı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Patlıcan kebabı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.