Pay in türkçesi Pay in nedir
- Ödemek.
- Para yatırmak.
- Bankaya yatırmak.
- Hesabına yatırmak.
Pay in ile ilgili cümleler
English: Do I have to pay in advance?
Turkish: Peşin ödeme yapmak zorunda mıyım?
English: Do I need to pay in advance?
Turkish: Peşin ödeme yapmam gerekiyor mu?
English: Could I get a discount if I pay in cash?
Turkish: Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?
English: Do we have to pay in advance?
Turkish: Peşin ödemek zorunda mıyız?
English: Are you going to pay in cash?
Turkish: Peşin mi ödeyeceksin?
Pay in ingilizcede ne demek, Pay in nerede nasıl kullanılır?
Pay : Yararı olmak. Değmek. Cezasını çekmek. Yarar sağlamak. Maaş. Vergin. Ücret ödemek. Etmek. Karşılığını vermek. Kar getirmek.
In : Da. Tutulan. Halinde. Mevsimi gelmiş. Olarak. Dahili. İçeriye. İçeri doğru yönelen. İç. Gelmiş olan.
Pay in advance : Peşin ödemek. Mal alınmadan önce parasının ödenmesi. Teslim almadan önce parasını ödemek. Peşin ödeme. Avans vermek.
Pay in cash : Nakit ödeme yapmak.
Pay in cheque : Çek ile ödemek. Çekle ödemek.
Pay in full : Tümünü ödemek. Tamamen ödemek.
Pay in hard cash : Peşin ödemek.
İngilizce Pay in Türkçe anlamı, Pay in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pay in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ante up : Para yardımı yapmak. Para koymak. Paraları sökülmek. Kapatmak (borç). Parayı sökülmek. Para sürmek.
Clears : Açıklamak. Limana giriş veya çıkış izni almak. Aydınlatmak. Temize çıkarmak. Berraklaşmak. Kaldırmak. Seyretmek (gemi). Gümrükten çekmek. Tahliye etmek. Geçmek.
Acquits : Suçsuz çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. Aklamak. İbra etmek. Temize çıkarmak. Tenzih etmek. Beraat etmek. Beraat ettirmek. Muaf tutmak.
Atone for : Kefaretini ödemek. Telafi etmek. Kendini affettirmek. Telafi. Gönlünü almak. Tarziye vermek. Etmek. Kefaret vermek.
Credit : Alacak. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. İnanç. Sadakat. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim. İtibar etmek. İnanmak. Kazanç. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Şereflendirme.
Acquit : Beraat ettirmek. Temize çıkarmak. Muaf tutmak. Aklamak. Beraat etmek. İbra etmek. Ayrıcalık tanımak. Suçsuz çıkarmak. Tenzih etmek.
Bankings : Banka. İşlem. Bankaya yatırma. Yatış. Banka işlemleri. Viraj yüksekliği. Dönerken yan yatma (uçak). Bankacılık.
Come across with : Para uçlanmak. Vermek. Karşılaşmak. Rastlamak.
Antings : Para sürmek. [#ön Önce]. Bop (poker). Para koymak. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Giriş. Para vermek. Ön.
Lodges : Kiracı olarak kalmak. Vurmak. Misafir etmek. Yatıya kalmak. Saplamak. Bildirmek. Sunmak. Arzetmek. Oturmak.
Pay in synonyms : invest, acquitting, anting, wager, deposited, lodge, cleared, antes, ante, lodged, answer for, imburse, anteed, anteing, put into, pay into, invests, anted, bank, deposit, banking, deposit money, invest money.

Bu kısımda Pay in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pay in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pay in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pay in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.