Pcgive türkçesi Pcgive nedir
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Ekonometri paket programı.
- Pcgıve.
Pcgive ingilizcede ne demek, Pcgive nerede nasıl kullanılır?
Pcgets : Pcgets. Ekonometri paket programı.
İngilizce Pcgive Türkçe anlamı, Pcgive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pcgive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tsp : Tatlı kaşığı. Çay kaşığı. Ölçü birimi. Çaykaşığının kısaltması. Çay kaşığı (teaspoon). Eğilim durağan süreç. Tsp.
Award : Ödül. Karar vermek. Mahkeme kararı ile vermek. İhale etmek. Mükafat. Ödüllendirmek. İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu. Yargıcı kararı. Mahkeme kararı.
A b model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.
Tscalc : Tscalc.
Supply : Tedarik. Besleme. Temin. Bir şeyi bulup (müşteriye) ulaştırmak. Sağlama jüyesi. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Sağlamak. Gidermek. Arz. Vermek.
Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.
Drive home : Eve doğru sürmek. Anlamasını sağlamak. Eve arabayla gitmek. Arabayla eve dönmek. Görmesini sağlamak. Aklını başına getirmek. İkna etmek. Arabayla eve götürmek. Eve gitmek (araba ile).
A posteriori analysis : Ardıl çözümleme. A posteriyori analiz.
Bacc : Bacc.
Open up : Söz açmak. Başlatmak. Konuşmaya başlamak. -e açmak. Gaza basmak. Ateş açmak. Rahat konuşmak. Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi. Açılmak. Görüşmeye başlamak.
Pcgive synonyms : render, abc method, a priori information, yield, leave, a posteriori criteria, provide, abadir test, pcgets, furnish, dpd, aalen estimator, a priori theoretical criteria, infect, allow for, a posteriori information, open, a priori analysis, afford, eviews, grant, ox, tramo, a error, abel blanchard model, stata, a priori probability, stamp, a posteriori probability, a level, allow, deliver, s plus.
Pcgive zıt anlamlı kelimeler, Pcgive kelime anlamı
Deny : İnkar etmek. Kaçınmak. Danmak. Nasip etmemek. Mahrum etmek. Yadsımak. Yoksun bırakmak. Tanımamak. Yalanlamak. Reddetmek.
Take : Tutulan balık miktarı. Kavramak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Alınan taş. Tepki. Yakalamak. Almak. Alıntı. Reaksiyon. Tutuş.
Withdraw : Çekmek. Geri çekilmek. Geri almak. Çekinmek. Ayrılmak. Çekilmek. Para çekmek. Almak. Kabuğuna çekilmek. Geri çekmek.
Pcgive antonyms : nonoperational, borrow.

Bu kısımda Pcgive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pcgive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pcgive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pcgive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.